YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/2982
KARAR NO : 2012/5496
KARAR TARİHİ : 19.06.2012
MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında Yağlıca Köyü çalışma alanında bulunan temyize konu 135 ada 1 parsel sayılı 9631,05 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, irsen intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeni ile davalı …, 135 ada 3 parsel sayılı 16596,31 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz ise aynı nedenlerle davalı … adına tespit edilmiştir. Davacı Hazine, taşınmazların mera ya da devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olup olmadıklarının yeterince incelenmediği iddiası ile taşınmazlar hakkında ayrı ayrı dava açmıştır. Mahkemece dava dosyaları birleştirilerek yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne, çekişmeli taşınmazların kadastro tespitlerinin iptali ve tarla niteliği ile davacı Hazine adına tapuya tescillerine karar verilmiş; hüküm, davalılar … ve … tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece taşınmazların öncesinin mera olduğu ve zilyetlikle iktisap edilemeyecekleri kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de; yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hüküm için yeterli bulunmamaktadır. Taşınmazların sınırında 135 ada 6 sayılı mera parseli bulunduğu halde yöntemince mera araştırması yapılmamış, taşınmazların doğusunda bulunan yolun kadim yol olup olmadığı, yoldan sonra gelen taşınmazların nitelikleri, çekişmeli taşınmazlarla aralarında benzerlik bulunup bulunmadığı belirlenmemiş, uzman ziraat mühendislerinden oluşan 3 kişilik bilirkişi kurulundan taşınmazların niteliği konusunda ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmamıştır. Doğru sonuca varılabilmesi için, taşınmazların doğusunda bulunan yoldan sonra gelen taşınmazların onaylı tutanak suretleriyle dayanağı olan belgeler getirtilip, dosya ikmal edildikten sonra mahallinde yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan, komşu köylerde ikamet eden, elverdiğince yaşlı şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişilerle; aynı yönteme göre tespit edilecek taraf tanıkları ve 3 kişilik ziraat mühendisleri kurulu huzuruyla yeniden keşif yapılmalıdır. Keşif sırasında yerel bilirkişi ve tanıklardan taşınmazların öncesinin ne olduğu, hangi tarihten beri ve ne şekilde, kim veya kimler tarafından kullanıldıkları, kullanmanın ekonomik amacına uygun olup olmadığı, zilyetliğin nasıl intikal ettiği, taşınmazların öncesinde mera olup olmadıkları, bitişik mera parselinden ne suretle ayrıldıkları, mera parseli ile arada ayırıcı unsur bulunup bulunmadığı, komşu mera parselinin kadim mera olup olmadığı, doğuda bulunan yolun kadim yol olup olmadığı sorulup saptanmalı, bilirkişi ve tanık sözleri komşu parsel tutanak ve dayanakları ile denetlenmeli, dinlenen bilirkişi ve tanık beyanları arasındaki çelişki doğduğu takdirde gerektiğinde yüzleştirme yapılmak suretiyle giderilmeye çalışılmalı, ziraatçi bilirkişi kurulundan taşınmazların eğimi, niteliği, toprak yapısı, bitki örtüsü ve özellikle çekişmeli taşınmazlar ile komşu mera parseli arasında doğal ya da yapay ayırıcı unsur olup olmadığı, mera parselinden nasıl ayrıldıkları, öncelerinin kamu orta malı niteliğinde mera olup olmadığı, yoldan sonra gelen taşınmazlarla benzerliklerinin bulunup bulunmadığı hususlarını içeren, çekişmeli taşınmazlar ile komşu parselleri karşılaştırılmalı olarak değerlendiren, bilimsel verilere dayalı, önceki zirai bilirkişi raporunu da irdeleyen ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı; raporda belirtilen hususların somutlaştırılması için, taşınmazları tüm yönleriyle gösterecek şekilde çektirilecek fotoğraflar üzerinde çekişmeli taşınmazlar kabaca işaretlettirilmeli ve keşfe katılacak fen bilirkişisinden keşif ve uygulamaları izleyip denetlemeye olanak veren, ayrıntılı ve çekişmeli taşınmazlar ile komşu mera parselinin konumlarını yan kesit krokisi ile gösterip açıklayan rapor alınmalı ve bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir. Mahkemece eksik inceleme sonunda yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması isabetsiz olduğu gibi, kabule göre de, taşınmazların öncesinin mera olduğu kabul edilmesine rağmen özel mülkiyete konu olacak şekilde Hazine adına tarla niteliği ile tescile karar verilmesi de isabetsiz olup, davalıların temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulüyle hükmün BOZULMASINA, 19.06.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.