Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2009/9438 E. 2010/1882 K. 09.03.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/9438
KARAR NO : 2010/1882
KARAR TARİHİ : 09.03.2010

MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ

Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 103 ada 22, 106 ada 68, 108 ada 176, 119 ada 37, 122 ada 13 parsel sayılı sırası ile 9276.83, 8083.07, 9810.54, 20403.83 ve 11706.09 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar satın alma ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeni ile davalı … adına, 124 ada 9 ve 129 ada 4 parsel sayılı, sırası ile 459.10 ve 7817.60 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar ise kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeni ile ölü olduğu belirtilmek suretiyle … … adına tespit edilmiştir. Davacı …, yasal süresi içinde aynı zamanda … …’ın tek mirasçısı olan tespit maliki …’i hasım göstermek suretiyle taşınmazların ortak muris …’dan geldiği, paylaşılmadığı ve 10.04.1957 tarihli satış senedinin de geçersiz olduğu iddiasına dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın reddine ve çekişmeli 103 ada 22, 106 ada 68, 108 ada 176, 119 ada 37, 122 ada 13, 124 ada 9 ve 129 ada 4 parsel sayılı taşınmazların tespit gibi tescillerine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1- Mahkemece çekişmeli 124 ada 9 ve 129 ada 4 parsel sayılı taşınmazların tarafların murisi …’a ait iken 10.4.1957 tarihli senet ile davalıya satıldığı kabul edilmek sureti ile hüküm kurulmuş ise de; yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hüküm için yeterli bulunmamaktadır. Çekişmeli 124 ada 9 ve 129 ada 4 parsel sayılı taşınmazlar muris … Yıldırm’dan geldiğinden söz edilmeksizin kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı … … adına tespit edilmiştir. Mahallinde yapılan keşifte beyanlarına başvurulan bilirkişi ve tanıklar çekişmeli taşınmazların senet kapsamında olmadığını bildirmişlerdir. Mahkemece, çekişmeli taşınmazların muris …’den mi yoksa davalı …’dan mı geldiği hususu açıklığa kavuşturulmamış, çekişmeli taşınmazlar üzerindeki zilyetliğin sürdürülüş biçimi ve süresi araştırılmamış, çekişmeli 129 ada 4 parsel sayılı taşınmaz üzerindeki evi kimin ne zaman yaptırdığı hususu belirlenmemiştir. Doğru sonuca varılabilmesi için mahallinde yaşlı, tarafsız ve yöreyi iyi bilen şahısların katılımı ile keşif yapılmalıdır. Keşif sırasında dinlenecek yerel bilirkişi, tarafların delil listelerinde isimleri yazılı tüm tanıklar ve tespit bilirkişilerinin tamamı ayrı ayrı dinlenilip, taşınmazların, muris …’den mi yoksa davalı …’dan mı geldiği, muris …’den geliyorsa taksim ya da paylaşıma konu olup olmadıkları, taksim ya da paylaşım sonucunda davalıya isabet etmiş ise diğer mirasçılara ne verildiği, taşınmaz verilmiş ise nereden verildiği ve diğer mirasçılara verilen taşınmazların akibetlerinin ne olduğu, taşınmazın kim tarafından ne suretle ve ne zamandır kullanıldığı etraflıca sorulup, maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı, çekişmeli 129 ada 4 parsel sayılı taşınmaz üzerindeki evi kimin ne zaman yaptırdığı hususu ile ilgili olarak 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 19.maddesi uyarınca yönetimce araştırma yapılmalıdır. Belirtilen şekilde araştırma ve inceleme yapılmadan yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulü ile 124 ada 9 ve 129 ada 4 parsel sayılı taşınmazlarla ilgili hükmün BOZULMASINA,
2- Davacının 103 ada 22, 106 ada 68, 108 ada 176, 119 ada 37, 122 ada 13 parsel sayılı taşınmazlara yönelik temyizine gelince; Mahkemece çekişmeli 103 ada 22, 106 ada 68, 108 ada 176, 119 ada 37, 122 ada 13 parsel sayılı taşınmazların tarafların murisi …’a ait iken 10.4.1957 tarihli senet ile davalıya satıldığı kabul edilmek sureti ile hüküm kurulmuş ise de; yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hüküm için yeterli bulunmamaktadır. Çekişmeli 103 ada 22, 106 ada 68, 108 ada 176, 119 ada 37, 122 ada 13 parsel sayılı taşınmazlar, tarafların murisi …’dan geldiği ve 10.4.1957 tarihli senet ile davalıya satıldığı söz edilerek davalı … adına tespit edilmiştir. Mahallinde yapılan keşifte beyanlarına başvurulan bilirkişi ve tanıklar çekişmeli taşınmazların senet kapsamında olduğunu bildirmişlerdir. Mahkemece, 10.4.1957 tarihli senedin aslı getirtilmemiş, senet tanıkları dinlenilmemiş, Muris …’ın anılan senetteki imzasının gerçek olup olmadığı hususunda yöntemince imza incelemesi yaptırtılmamış, senet tarihinde davalı …’in yaşı gözetilerek, senette sözü edilen satış bedelini temin edip edemeyeceği hususu araştırılmamış, Muris …ın anılan senetteki imzasının ve senet metninin geçerli olduğunun kabul edilmesi durumunda söz konusu senedin davalı … tarafından imzalanmamasının satım akdinin geçerliliğine tesir edip etmeyeceği üzerinde durulmamış, geçerli olarak tesis edilmiş bir satım akdinin kabulü halinde borç doğuran hukuki işlemin gereği olarak teslim ediminin yerine getirilip getirilmediği hususu araştırılmamıştır. Bu tür eksik ve yetersiz soruşturmaya dayanılarak karar verilemez. Doğru sonuca varılabilmesi için mahallinde yaşlı, tarafsız ve yöreyi iyi bilen şahıslar huzuru ile keşif icra edilmelidir. Keşif sırasında dinlenecek yerel bilirkişi, tarafların delil listelerinde isimleri yazılı tüm tanıklar, 10.4.1957 tarihli senet tanıkları ve tespit bilirkişilerinin tamamı ayrı ayrı dinlenilip, dinlenen şahıslardan, taşınmazların muris … tarafından davalı …’e 10.4.1957 tarihli senet ile satılıp satılmadığı, satım işlemi sonrasında çekişmeli taşınmazların zilyetliğinin davalı …’e teslim edilip edilmediği, senet tarihindeki davalı …’in yaşı da gözetilerek senette sözü edilen satış bedelini temin edip edemeyeceği etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı, 10.4.1957 tarihli senet altındaki imzanın Muris …’a ait olup olmadığı hususu yöntemince imza incelemesi yaptırılmak suretiyle belirlenmeli, Muris …’ın imzasının ve senet metninin geçerli olduğunun kabul edilmesi durumunda söz konusu senedin davalı … tarafından imzalanmamasının satım akdinin geçerliliğine tesir edip etmeyeceği üzerinde durulmalıdır. Belirtilen şekilde araştırma ve inceleme yapılmadan yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulü ile 103 ada 22, 106 ada 68, 108 ada 176, 119 ada 37, 122 ada 13 parsel sayılı taşınmazlarla ilgili hükmün BOZULMASINA, 09.03.2010 gününde oybirliği ile karar verildi.