YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/751
KARAR NO : 2010/3948
KARAR TARİHİ : 27.04.2010
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda verilen hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davalı … vekilince istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen 27.4.2010 Salı günü davacı Maliye Hazinesi vekili Av. … ile davalı … vekili Av. … geldiler. Diğer davalılar tarafından gelen olmadı. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan taraf vekilleri dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü.
-K A R A R-
Davacı vekili davalılardan … Deri Ürünleri San. ve Tic. Ltd. Şti.nin müvekkiline olan vergi borcu nedeniyle şirket yetkilisi olan davalı … hakkında icra takibi yaptıkları sırada alacaklılardan mal kaçırmak amacıyla kendisine ait taşınmazı davalılardan …’ye sattığını onun da diğer davalı …’ya sattığını öne sürerek yapılan tasarrufun iptalini talep etmiştir.
Davalı cevap vermemiştir.
Mahkemece davalılardan … Deri Ürünleri San. ve Tic. Ltd. Şti. yönünden HUMK.nun 409. maddesi uyarınca davanın açılmamış sayılmasına, diğer davalılar yönünden ise taşınmazın düşük bedelle satılması nedeniyle haklarındaki davanın kabulüne ve tasarrufun iptaline karar verilmiş,hüküm davalılardan … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava İİK.nun 277 ve devamı maddeleri uyarınca açılan tasarrufun iptali isteğine ilişkindir. Bir davada yargılamanın sağlıklı bir biçimde sürdürülebilmesi, iddia ve savunma ile ilgili delillerin eksiksiz bir biçimde toplanması için tarafların yargılama gününden haberdar edilmesi ile mümkündür. Asıl olan yargılamanın tarafların huzurunda yürütülmesi olmakla birlikte taraflar yargılamaya katılmasalar bile mutlaka duruşma gününden haberdar edilmeleri gerekir. HUMK.nun 73. maddesine göre mahkeme tarafları dinlemeden iddia ve savunmalarını bildirmeleri için usulüne uygun biçimde davet etmeden hükmünü veremez. 7201 sayılı tebligat yasasının 10. maddesine göre de tebligat, tebliğ yapılacak kişiye bilinen en son adresinde yapılır. Somut olayda hükmü temyiz eden davalı …’ya dava dilekçesi gazetede ilan yolu ile tebliğ edilmiş ise de adı geçen davalı duruşmalara katılmamıştır. Ancak davalı …’ya tebligat yasasında belirtilen koşullar oluşmadan ilanen tebligat yoluna gidilmiştir. Zira davalıya önce tapu sicil müdürlüğünde bulunan adresine dava dilekçesi tebliğe çıkarılmış, bila tebliğ iade edilince aynı adrese dayalı olarak yapılan zabıta araştırmasında davalının adresinin tesbit edilemediği bildirilmiştir. Oysa gerek davacının dava dilekçesindeki beyanı gerekse borçlu davalı adına çıkarılan tebligata verilen şerhten ve dosya arasında bulunan 03.05.2005 tarihli … mahallesi muhtarlığının yazısından davalının 23.05.2002 tarihinden itibaren davaya konu edilen taşınmazda oturduğu anlaşıldığı halde bu adrese tebligat yapılmadan davalının ayrıldığı adrese yapılan tebligat üzerine verilen cevap göz önüne alınarak ilanen tebligat yapılması doğru bulunmamış, HUMK.nun 73. maddesine aykırı biçimde davalının savunma hakkı kısıtlanmıştır. Bu nedenle davalı …’ya duruşma gününün usulüne uygun biçimde tebliği ile savunmasına ilişkin delillerinin toplanması ve hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken savunma hakkını kısıtlar şekilde eksik araştırma ve inceleme ile davanın kabulüne karar verilmiş olması doğru bulunmamıştır.
SONUÇ : Davalılardan … vekilinin temyiz itirazları yerindedir, kabulü ile hükmün yukarda açıklanan nedenlerden ötürü BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, 750.00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak duruşmada vekille temsil olunan davalı …’ya verilmesine peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı …’ya geri verilmesine, 27.4.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.