Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2010/2060 E. 2010/2293 K. 22.03.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/2060
KARAR NO : 2010/2293
KARAR TARİHİ : 22.03.2010

MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ

Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Davacı Hazine vekili tarafından Asliye Hukuk Mahkemesine verilen 27.7.2001 tarihli dava dilekçesi ile Hazine adına tapulu taşınmaz üzerine davalıların yaptığı ev ve diktiği ağaçların kal’ine karar verilmesi istenmiştir. … 1. Asliye Hukuk Mahkemesince yapılan yargılama sonunda; 2001/384 Esas ve 2005/93 sayılı karar ile Mahkemenin görevsizliğine, dosyanın görevli ve yetkili … Kadastro Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. Kadastro Mahkemesine aktarılan dava, 2006/293 esas sayı ile görülmekte olduğu sırada hukuki irtibat nedeniyle 314 ada 2, 4, ve 5 sayılı parsellerle ilgili bulunan 2004/594 Esas sayılı dava dosyası ile birleştirilmiştir. Mahkemece Hazine tarafından açılan kal davasının bu dosyadan tefriki ve ayrı esasa kaydedilerek yapılan yargılaması sonunda Mahkemenin görevsizliğine, bu dava hakkında daha önce Asliye Hukuk Mahkemesince verilen görevsizlik kararı nedeniyle merci tayini yönünden dosyanın Yargıtay 20. Hukuk Dairesine gönderilmesine karar verilmiş; hüküm, davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı Hazine tarafından Hazineye ait tapulu taşınmaz içinde kalan davalılara ait ağaç ve evlerin kal’i istemi ile açılan dava sonunda Asliye Hukuk Mahkemesince görevsizlik kararı verilmiş ve kesinleşen karar uyarınca dosya Kadastro Mahkemesine devredilmiştir Kadastro Mahkemesince de temyize konu karar ile, kal davasının Kadastro Mahkemesinde görülmesi mümkün olan davalardan olmaması nedeniyle Mahkemenin görevsizliğine ve dosyanın merci tayini için Yargıtay’a gönderilmesine karar verilmiştir. 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 25. maddesi uyarınca Kadastro Mahkemesinin görevi taşınmaz mal mülkiyetine ve sınırlı ayni haklara, tapuya tescil veya şerh edilecek veyahut beyanlar hanesinde gösterilecek sair haklara, sınır ve ölçü uyuşmazlıklarına, kadastroya ve tapu sicilini ilgilendiren benzeri davalara ve özel kanunlarca kendisine verilen işlere bakmakla sınırlıdır. Ancak, anılan Kanun’un 26 ve 40. madde hükümleri saklı kalmak üzere, kadastro tutanağının düzenlenmesi gününden ve tutanak sonradan tamamlanmış ve düzeltilmiş ise, o günden sonra doğan haklara dair istekler, taksim, şuyuun giderilmesi veya muhdesata bağlı olarak taşınmaz malı iktisap, muhdesatın yıkılıp kaldırılması ve benzeri nitelikte olan ve mahkemeden yenilik doğurucu hüküm almayı gerektiren dava ile ilgili isteklerin incelenmesi, Kadastro Mahkemelerinin görevi dışındadır. Böylece; Hazine tarafından açılan kal davası yenilik doğurucu hüküm almayı gerektiren dava niteliğinde bulunduğundan Mahkemece görevsizlik kararı verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak, Mahkemece verilen görevsizlik kararında görevli Mahkemenin gösterilmemiş olması isabetsiz olduğu gibi; kabule göre de, görevli Mahkemenin merci tayini yolu ile belirlenebilmesi için H.U.M.K.nun 25/II maddesi gereğince her iki mahkemenin aynı dava hakkında göreve ilişkin olarak verdikleri kararların temyiz edilmeksizin kesinleşmiş olmaları gerekli olup, somut olayda Kadastro Mahkemesince verilen görevsizlik kararının süresi içerisinde temyiz edilmiş olması nedeniyle ortada kesinleşmiş iki ayrı görevsizlik kararı bulunmadığı halde, dosyanın merci tayini için Yargıtay’a gönderilmesine ilişkin olarak karar verilmiş olması da isabetsiz olup, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 22.03.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.