YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/7554
KARAR NO : 2012/8330
KARAR TARİHİ : 28.06.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili davalı …’in müvekkiline olan borcu nedeniyle hakkında yaptıkları icra takibi sırasında borcuna yetecek haczi kabil malının bulunmadığını ancak alacaklılardan mal kaçırmak amacı ile kendisine ait taşınmazın 1/2 payını davalı …’ye, 1/2 payını ise …’e onun da diğer davalı …’ya sattığını öne sürerek yapılan tasarrufların iptalini talep etmiştir.
Davalılar … ve … davanın reddini istemişler, diğer davalılar cevap vermemişlerdir.
Mahkemece taşınmazların düşük bedelle ve muvazaalı satılmaları nedeniyle davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1)Dava, İİK 277 ve devamı maddelerine göre açılan tasarrufun iptali istemine ilişkin olup mahkeme kararı hükmü temyiz eden davalılardan … vekili Avukat … ile diğer davalılar … ve … vekili Avukat … ’a 03.08.2011 tarihinde tebliğ edilmiş, temyiz dilekçesi ise adı geçen davalılar vekili tarafından HUMK’nun 432/1. maddesinde öngörülen 15 günlük yasal süre geçirildikten sonra 09.09.2011 tarihinde verilmiştir. İİK 277 ve devamı maddeleri gereğince açılan
iptal davaları aynı yasanın 281. maddesi hükmü gereğince basit yargılama usulüne tabi olduğundan HUMK 176/1 maddesi ve bu fıkranın 11. bendi uyarınca bu davalarda adli ara verme söz konusu olmadığı gibi HUMK’nun 177. maddesi hükmü de uygulanmaz. Bu nedenle süresinden sonra yapılan temyiz istemleri hakkında mahkemece bir karar verilebileceği gibi, 1.6.1990 gün ve 3/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca Yargıtay’ca da bu yolda karar verilebileceğinden süresinden sonra yapılan temyiz isteminin reddi gerekmiştir.
2)Davalı … vekilinin temyiz itirazlarına gelince; Dava İİK 277 ve devamı maddelerine göre açılan tasarrufun iptali istemine ilişkindir. Bu tür davalar İİK 282. maddesi hükmü uyarınca borçlu ve borçlu ile hukuki muamelede bulunan veya borçlu tarafından kendilerine ödeme yapılan kimselerle bunların mirasçıları aleyhine açılır. Kural bu olmakla birlikte yine anılan hükme göre davada kötüniyet sahibi üçüncü kişiler de davalı olarak gösterilebilir. Davalılardan … doğrudan borçlu ile hukuki muamelede bulunan kişi değil, dava konusu taşınmazın 1/2 payını üçüncü kişi konumundaki davalı …’den 21.05.2009 tarihinde satın alan dördüncü kişidir. Davalı …’ya ait taşınmazın 1/2 payı hakkındaki davanın kabul edilebilmesi, dolayısıyla onun yaptığı tasarrufun iptali, ancak kötü niyetli olduğunun kanıtlanması durumunda mümkündür. Ancak dördüncü kişi yönünden sadece düşük bedelle satılmış olması kötü niyetli olduğunun kanıtı sayılamaz. Dosya kapsamından adı geçen davalının kötü niyetli olduğuna ilişkin yeterli araştırma ve incelemenin yapılmadığı anlaşılmaktadır. Bu durumda davalı … ile borçlu davalı arasında arkadaşlık, akrabalık, iş ortaklığı, komşuluk vb. gibi bir yakınlık olup olmadığının araştırılması, yapılacak araştırma ve inceleme sonucunda davalı …’in İİK.nun 280. maddesinde yazılı olduğu gibi borçlu davalının alacaklıları ızrar kastını bilen veya bilmesi lazım gelen kişilerden olup olmadığının irdelenmesi, borçlunun ızrar kastını bilen veya bilmesi lazım gelen kişilerden olduğunun anlaşılması halinde dava konusu taşınmazın 1/2 payına ilişkin tasarrufun da iptaline, kötü niyetli olduğunun kanıtlanamaması halinde … hakkındaki davanın reddine ve üçüncü kişi … yönünden İİK’nun 283. maddesine göre davanın bedele dönüşeceği dikkate alınarak
mahkemece davalı üçüncü kişi…’ın taşınmazın 1/2 payını elinden çıkardığı tarihteki gerçek değeri nisbetinde (takip konusu alacak ve fer’ileri ile sınırlı olmak üzere) tazminat ödemesine hükmedilmesi gerekirken eksik araştırma ve inceleme sonucu yazılı olduğu üzere davanın kabulüne karar verilmesi doğru bulunmamıştır.
SONUÇ: Yukarda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalılar …, … ve … vekilinin temyiz isteminin (dilekçesinin) REDDİNE, (2) nolu bentte yazılı nedenlerle davalı … vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalılara geri verilmesine 28.6.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.