Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2010/8852 E. 2011/5358 K. 26.05.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/8852
KARAR NO : 2011/5358
KARAR TARİHİ : 26.05.2011

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi,

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacılar vekili, davalının trafik sigortacısı olduğu aracın neden olduğu kaza sonucunda müvekkillerinin desteğinin hayatını kaybettiğini ileri sürerek, ıslah dilekçesi ile davacı … için 8.549,19 TL, davacı … için 33.629,98 TL destekten yoksun kalma tazminaının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı …, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava, trafik kazasından kaynaklanan destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkindir.
Destekten yoksun kalma tazminatı Borçlar Kanunu’nun 45/II.maddesinde düzenlenmiş olup “Ölüm neticesi olarak diğer kimseler müteveffanın yardımından mahrum kaldıkları takdirde onların bu zararını da tazmin etmek lazım gelir.” şeklinde hükme bağlanmıştır.
Yasa metninden de anlaşılacağı gibi destekten yoksun kalma tazminatının konusu, desteğin yitirilmesi nedeniyle yoksun kalınan zarardır. Buradaki amaç, destekten yoksun kalanların desteğin ölümünden önceki yaşamlarındaki sosyal ve ekonomik durumlarının korunmasıdır. Olaydan sonraki dönemde de, destek olmasa bile, onun zamanındaki gibi
aynı şekilde yaşayabilmesi için muhtaç olduğu paranın ödettirilmesidir. Yani haksız bir eylem sonucu desteğini yitiren kimse BK.’nun 45/II. maddesine dayanarak uğradığı zararın ödetilmesini isteyebilir.
Ancak, destekten yoksun kalma tazminatına hükmedilmesi için öncelikle ölen ile destekten yoksun kalan arasında maddi yönden düzenli ve eylemli bir yardımın varlığı gerekir. Hukuk Genel Kurulu’nun 21.04.1982 gün, 979/4-1528 E., 412 K. sayılı kararında da belirtildiği gibi;BK.nun 45.maddesinde sözü geçen destek kavramı hukuksal bir ilişkiyi değil, eylemli bir durumu hedef tutar ve ne hısımlığa ne de nafaka hakkındaki hükümlere dayanır, sadece eylemli ve düzenli olarak geçimini kısmen veya tamamen sağlayacak şekilde yardım eden ve olayların olağan akışına göre eğer ölüm vuku bulmasaydı, az çok yakın bir gelecekte de bu yardımı sağlayacak olan kimse destek sayılır. O halde destek sayılabilmek için yardımın eylemli olması ve ölümden sonra da düzenli bir biçimde devam edeceğinin anlaşılması yeterli görülür.
Somut uyuşmazlıkta, davacı …, desteğin 28 yaşındaki kardeşidir. Tanık beyanlarından davacının hastalığı nedeni ile sürekli bakım ihtiyacı içinde olduğu, müteveffa …’ın da eylemli biçimde kardeşine destek olduğu anlaşılmaktadır. Ne var ki, davacının babası hayatta olup, emekli aylığı almaktadır. Bu nedenle, öncelikle babanın davacıya destektel yükümlü olduğu, müteveffa …’ın gelirinin büyük kısmını kendisine ve ileride evleneceği varsayımı ile eşi ve çocuklarına ayıracağı dikkate alınarak, destek payının yeniden değerlendirilmesi gerekir.
Ayrıca, desteğin davacı annesine, yaşamı boyunca gelirinin 1/8 oranında destek olacağı kabul edilmiş ise de, yukarıda açıklandığı üzere, desteğin bekar olduğu dönemde ayırabileceği pay ile evlendikten sonra ve çocuğu olduktan sonra ayıracağı pay farklı olmalıdır. Mahkemece, anılan hususlarda bilirkişiden ek rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 26.5.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.