YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/7687
KARAR NO : 2012/5655
KARAR TARİHİ : 21.06.2012
MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 101 ada 228 parsel sayılı 51.617,83 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle ölü … ve ölü … adına tespit edilmiştir. Davacılar Fikri Yıldırım, … ve …, irsen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmışlardır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne, çekişmeli parsele ait tapu kaydının iptali ile davacılar adına müştereken tesciline karar verilmiş; hüküm, tespit maliki mirasçılarından davalı … tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece davalıların davayı kabul ettikleri belirtilerek yazılı şekilde karar verilmiş ise de; mahkemenin benimsemesi dosya kapsamına uygun bulunmamaktadır. Dosya içerisinde, tespit maliki Abdulmecit Yıldırım mirasçılarından … ve …’ın, diğer tespit maliki … mirasçılarından … ve … ile hükmü temyiz eden davalı …’ün davayı kabul ettiklerine dair herhangi bir bilgi ve belge bulunmamaktadır. Dava tüm davalılar tarafından kabul edilmediğine göre mahkemece, iddia ve savunmalar doğrultusunda deliller toplanıp sonucuna göre karar vermek gerekirken, yanılgıya düşülerek dosya kapsamına uygun olmayan şekilde karar verilmesi isabetsizdir.
Diğer taraftan, dava dilekçesinde, dava konusu taşınmazın maddi hata sonucu 101 ada 288 parsel olarak gösterildiği ancak davanın gerçekte 101 ada 228 parsel sayılı taşınmaza ilişkin olduğu anlaşıldığına göre davanın, 101 ada 228 parsel sayılı taşınmaza yönelik olduğunu kabul etmek gerekir. Hal böyle olunca, dava konusu 101 ada 228 parsel sayılı taşınmaza ait tespitin kesinleştirilmesi ve tapuya tescili hukukça değer taşımamaktadır. O halde doğru sonuca varılabilmesi için; mahkemece, dava konusu 101 ada 228 parsel sayılı taşınmazın kadastro tutanak aslı getirtilip dosyaya konulmalı ve taşınmazın tapu kaydına “davalı” şerhi verdirilerek bu parsel davalı hale getirtilmeli, taraflardan iddia ve savunmalarını kanıtlamalarına yönelik delilleri sorulup saptanmalıdır. Bu şekilde dosya ikmal edildikten sonra, mahallinde yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan
şahıslar arasından seçilecek üç kişilik yerel bilirkişi kurulu, aynı yöntemle belirlenecek taraf tanıkları ve tüm tespit bilirkişileri huzuruyla yeniden keşif yapılmalı; yerel bilirkişi ve tanıklardan taşınmazın öncesinin kime ait olduğu, kimden kime ve nasıl intikal ettiği, kim tarafından ne zamandan beri ve ne şekilde kullanıldığı, tarafların ortak miras bırakanından kalıp kalmadığı, taraflar arasında miras ilişkisi bulunup bulunmadığı, miras ilişkisi varsa mirasçılar arasında paylaşım olup olmadığı, varsa kime neresinin düştüğü, kimin ne zamandır ve ne sıfatla taşınmazlara zilyet olduğu hususlarında olaylara dayalı ayrıntılı bilgi alınmalı; yerel bilirkişi ve tanık sözleri komşu parsel tutanak ve dayanakları ile denetlenmeli, fen bilirkişisinden, keşfi izlemeye olanak tanır şekilde rapor düzenlenmesi istenmelidir. Tespite aykırı sonuca varılması halinde tespit bilirkişileri de tanık sıfatıyla dinlenmeli, beyanlar arasında doğabilecek çelişkiler giderilmeye çalışılmalıdır. Bundan sonra toplanmış ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir. Mahkemece, açıklanan şekilde inceleme ve araştırma yapılmaksızın dosya kapsamına aykırı şekilde karar verilmesi isabetsizdir. Dahili davalı …’ün temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 21.06.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi