YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/7673
KARAR NO : 2012/5787
KARAR TARİHİ : 28.06.2012
MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 136 ada 30, 137 ada 32 ve 37 parsel sayılı 1080.29, 3725.58 ve 1027.73 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar, ırmak yatağı niteliği ile davalı Hazine adına tespit edilmiştir. Davacı …, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan ilk yargılama sonunda davanın kısmen kabulüne, çekişmeli 136 ada 30 parsel sayılı taşınmazın tespitinin iptali ile tamamının davacı adına, 137 ada 32 parsel sayılı taşınmazın teknik bilirkişi tarafından düzenlenen krokide (F) harfi ile gösterilen bölümünün Hazine, (E) harfi ile gösterilen bölümünün davacı adına, 137 ada 37 parsel sayılı taşınmazın aynı krokide (A) harfi ile gösterilen bölümünün davacı adına, (B) harfi ile gösterilen bölümünün ise Hazine adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiş, bunun üzerine Yargıtay bozma ilamında özetle; “Eksik inceleme ile hüküm kurulmuş olduğu belirtilerek, kıyı ve kıyı kenar çizgilerinin açıkça belirlenmesi, aralarında bu konuda uzman ziraat, harita mühendisi ve jeolog veya jeomorfologların bulunduğu 3 kişilik bilirkişi kurulundan taşınmazların toprak yapısı, bitki örtüsü, kullanım durumu ile ilgili olarak ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınması, taşınmazların kadastro paftası üzerinde kıyı ve kıyı kenar çizgisi çakıştırılarak taşınmazların konumunun belirlenmesi ve bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi” gereğine değinilmiştir. Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda davanın reddine ve çekişmeli taşınmazların tespit gibi tescillerine karar verilmiş; hüküm, davacı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava konusu taşınmazların temyize konu bölümleri (24.10.2007 tarihli teknik bilirkişi raporunda 137 ada 32 parsel sayılı taşınmazın (F) harfi ile gösterilen bölümü ile 137 ada 37 parsel sayılı taşınmazın (B) harfi ile gösterilen bölümü Hazine adına kesinleşti) yönünden yapılan incelemede, taşınmazların kıyı kenar çizgisi dışında olup özel mülkiyete konu olabilecek nitelikte oldukları anlaşılmaktadır. Ancak 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 14. ve 17. maddelerindeki koşulların davacı taraf yararına gerçekleşip gerçekleşmediği konusunda yapılan araştırma hüküm kurmaya yeterli değildir. Sağlıklı sonuca varılabilmesi için, mahallinde yeniden keşif yapılarak 3 kişilik ziraat mühendislerinden oluşan bilirkişi kurulundan dosyadaki tüm raporlar da değerlendirilmek suretiyle taşınmazların imar ihyasının hangi tarihte tamamlandığı hususunda rapor alınmalı, bu konuda tanıklar yeniden dinlenilmek suretiyle hangi bölümde hangi tarihten itibaren zilyetliğin sürdürüldüğü kesin olarak belirlenmeli, zilyedin iradesi dışında ve geçici olarak meydana gelen nedenlerin (sel, su baskını, yangın ve benzeri gibi) iktisaba engel olmayacağı gözönünde bulundurulmalı, aynı nedenle açılan ve Yargıtay’dan geçerek kesinleşen bitişik ve çevre parsellerdeki uygulama da göz önünde bulundurulmalı, komşu parsel tutanak ve dayanakları yerine uygulanmalı, teknik bilirkişilere keşfi takibe imkan verir kroki düzenlettirilmeli, bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir. Eksik incelemeyle yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması isabetsiz olup, temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulüyle hükmün BOZULMASINA, 28.06.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.