Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2011/8138 E. 2011/8421 K. 29.09.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/8138
KARAR NO : 2011/8421
KARAR TARİHİ : 29.09.2011

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki maddi ve manevi tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde, davacı vekili ve davalı … vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalıların sürücüsü ve işleteni olduğu aracın müvekkiline ait diğer davalı … tarafından kasko sigorta poliçesi ile sigortalanan araca çarpması sonucu müvekkilinin yaralandığını ileri sürerek 13.600,00 TL maddi, 5.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı … vekili, davanın reddini savunmuştur.
Davalı … vekili, davanın reddini istemiştir.
Davalı … İnş. Nak. Taah. Eml. San. Tic. Ltd. Şti.’ne dava dilekçesi tebliğ edilmiş, davaya yanıt vermemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, araç hasarına ilişkin istem konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına, davanın kısmen kabulü ile, 203,75 TL maddi ve 3.000,00 TL manevi tazminatın sigorta şirketi dışındaki davalılardan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davacı vekili ve davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Mahkemece toplanıp değerlendirilen delillere, özellikle oluşa ve dosya içeriğine uygun olarak düzenlenen uzman bilirkişi raporunda belirtilen kusur oranının ve tazminata ilişkin hesaplamanın hükme esas alınmasında bir usulsüzlük bulunmamasına göre davalı … vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. BK.nun 47.maddesi hükmüne göre,
Hakimin özel halleri göz önüne tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Bu para tutarı ne tazminat ne de cezadır. Çünkü mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını amaç edinmediği gibi kusurlu olana yalnız hukukun ihlalinden dolayı yapılan bir kötülük de değildir. Aksine, zarara uğrayanda bir huzur duygusu doğurmaktadır. Aynı zamanda, ruhi ızdırabın dindirilmesini amaç edindiğinden tazminata benzer bir fonksiyonu vardır. O halde, tazminatın sınırı, onun amacına göre belirlenmelidir. Dava konusu olayda yaralanmanın ağırlığı, tarafların ekonomik ve sosyal durumu gibi nedenler karşısında davacı için takdir edilen manevi tazminat miktarı adalete uygun düşmemiştir. Bu itibarla, daha uygun bir düzeyde bir tazminat miktarına hükmedilmesi için kararın bozulması gerekmiştir.
3-Davacı vekilinin temyiz itirazlarına gelince, araç hasarına ilişkin maddi tazminat istemi, sigorta şirketi tarafından dava açıldıktan sonra ödeme yapılması nedeni ile konusuz kalmış ve bu konuda karar verilmemiştir. Davanın konusuz kalması halinde,mahkemenin yargılamaya devam ederek, dava açıldığı tarihte hangi tarafınhaksız olduğunu tespit edip o taraf aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine karar vermesi gerekir. Davacı davayı açtığı tarihte haklı ve alacaklı olmasına göre lehine vekalet ücreti takdiri gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı … vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı … vekilinin, 3 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı … ve davacı yararına BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı …’e ve davacıya geri verilmesine 29.9.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.