Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2012/1513 E. 2012/5669 K. 25.06.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/1513
KARAR NO : 2012/5669
KARAR TARİHİ : 25.06.2012

MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ

Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında Örencik Köyü 392 parsel sayılı 17150 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz tapu kaydı ve miktar fazlası yönünden kazandırıcı zamanaşımı ziyletliğine dayanarak davalılardan Devlet Demiryolları Genel Müdürlüğü adına tespit ve tescil edilmiş, 189.86 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz ise tescil harici bırakılmıştır. Davacı … tapu kaydına dayanarak 392 parsel sayılı taşınmazın bir bölümü ile tescil harici bırakılan 189.86 metrekare yüzölçümündeki bölümün 78 parsel sayılı taşınmaza eklenmek suretiyle tesciline karar verilmesi talebiyle Devlet Demiryolları Genel Müdürlüğü ile … hakkında Kadastro Mahkemesi’nde dava açmıştır. Mahkemece yapılan yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne, 392 parsel sayılı taşınmazın bilirkişi raporunda gösterilen 53.37 metrekare yüzölçümündeki bölümün iptali ile Hazine’ye ait 78 parsele eklenmesine, 78 parsel sayılı taşınmazın 885,35 metrekare olarak tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı … ile davalılardan Devlet Demiryolları Genel Müdürlüğü tarafından temyiz edilmiştir.
Kadastro Mahkemelerinin görevli olduğu davalar 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 26. maddesinde sayılmış olup tespiti kesinleşen taşınmazlar hakkında görevli olmadığı gibi hakkında tutanak tanzim edilmeyen taşınmazlarla ilgili davalarda da görevli bulunmamaktadır. Somut olayda çekişmeli 392 parsel sayılı taşınmazın kadastro tespiti kesinleşmiş, çekişmeli 189,86 metrekare yüzölçümündeki bölüm ise tescil harici bırakılmıştır. Belirtilen nedenlerle davaya bakmak konusunda Kadastro Mahkemesinin görevi bulunmamaktadır. Görev hususu kamu düzenine ilişkin olup yargılamanın her aşamasında resen dikkate alınmalıdır. Hal böyle olunca, mahkemece dava dilekçesinin görev yönünden reddine, dosyanın görevli ve yetkili Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde karar verilmesi isabetsizdir. Davacı ile davalılardan Devlet Demiryolları Genel Müdürlüğü’nün temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre temyiz edenlerin sair temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, 25.6.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.