Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2012/1265 E. 2012/4952 K. 05.06.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/1265
KARAR NO : 2012/4952
KARAR TARİHİ : 05.06.2012

MAHKEMESİ : ANTALYA 1. İCRA MAHKEMESİ

Ticaret şirketlerinde hukuken veya fiilen yönetim yetkisine sahip olanların alacaklıları zarara uğratmak kastiyle ticarî işletmenin borçlarını kısmen veya tamamen ödememek suçundan sanıklar …, … hakkında bilirkişi raporunda borçlu şirketin borcu ödemeye yeterli mal varlığının bulunduğunun belirtildiği, sadece borcu ödememenin atılı suçun yasal unsurlarının oluşmasına yeterli olmadığı, alacaklının takibe devam ederek alacağına kavuşabileceği gerekçesiyle beraat kararı verilmiş, hüküm yasal süresi içerisinde şikayetçi vekili tarafından temyiz edildiğinden, Yargıtay C.Başsavcılığının bozma istemli tebliğnamesiyle dosya Daireye gönderilmiş olmakla, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okunarak GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Sanıklara isnat edilen suç İİK’nun 333/a maddesinde, “Ticaret şirketlerinde hukuken veya fiilen yönetim yetkisine sahip olanların alacaklıları zarara uğratmak kastiyle ticari işletmenin borçlarını kısmen veya tamamen ödemeyerek alacaklıları zarara soktukları takdirde” cezalandırılacakları öngörüldüğüne göre, atılı suçun oluşumu için, takibin kesinleştiği tarih itibariyle şirketin borcu ödeme gücüne sahip olması ve şirketi hukuken veya fiilen yönetim yetkisine sahip olan şirket yetkilisi olan sanıkların alacaklıyı zarara uğratmak kastiyle şirket borcunu kısmen veya tamamen ödememeleri gerekmektedir. Somut olayda takibin kesinleştiği tarih itibariyle borçlu şirketin borcu ödeme gücünün bulunduğu bilirkişi raporu ile saptanmıştır. Diğer taraftan İcra ve İflas Kanununun Onaltıncı Babında düzenlenen cezai hükümler başlığı altında yaptırıma bağlanan suçların amacı, borçlunun yükümlülüğünü yerine getirmesini sağlamaktır. Nitekim aynı Kanunun 354. maddesinde müştekinin feragat etmesi veya borcun itfa edildiğinin anlaşılması halinde dava ve bütün neticeleri ile beraber cezanın düşeceğinin hükme bağlandığı dikkate alındığında, borçlu şirketin borcu ödeme gücünün bulunmasına rağmen borcun ödenmemesi nedeniyle atılı suçun oluştuğu gözetilmeden, sanıkların mahkumiyeti yerine yazılı şekilde beraat kararı verilmesi isabetsiz olup, temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmekle hükmün istem gibi olarak BOZULMASINA, 05.06.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.