YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/7767
KARAR NO : 2010/1757
KARAR TARİHİ : 08.03.2010
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 104 ada 1, 4, 9; 114 ada 31; 113 ada 91; 109 ada 28; 118 ada 25 parsel sayılı 452.21, 208.11, 433.27, 4907.74, 9387.56, 28552.65 ve 1245.96 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar, kazandırcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle Köy Tüzel Kişiliği adına tespit edilmiştir. Davacı Hazine yasal süresi içinde taşınmazların Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğu idiasına dayanarak ayrı ayrı dava açmıştır. Mahkemece dava dosyaları birleştirilerek yapılan yargılama sonunda davanın reddine ve çekişme konusu 104 ada 1, 4, 9; 114 ada 31; 113 ada 91; 109 ada 28; 118 ada 25 sayılı parsellerin tespit gibi tescillerine karar verilmiş; hüküm, davacı Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre yerinde olmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan 104 ada 1, 4, 9, 113 ada 91, 109 ada 28, 118 ada 25 sayılı parsellere ilişkin hükmün ONANMASINA,
2- Hazinenin çekişme konusu 114 ada 31 sayılı parsele yönelik temyiz itirazlarına gelince; mahkemece taşınmazın mera olmadığı ve davalı … yararına 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 14.maddesinde öngörülen zilyetlikle mülk edinme şartlarının gerçekleştiği kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de yapılan araştırma, inceleme ve uygulama karar vermeye yeterli bulunmamaktadır. Mahkemece çekişmeli parselin, sınırında bulunan ve mera niteliği ile orta malı olarak sınırlandırılarak tespiti kesinleşmiş olan 114 ada 33 sayılı parsel ile arasında ayırıcı unsur bulunup bulunmadığı araştırılmamış, tek kişilik ziraat bilirkişisinin soyut raporu ile yetinilerek çekişmeli taşınmazın meradan açma olup olmadığı üzerinde durulmamış; 3 kişilik, ziraat mühendislerinden oluşan bilirkişi kurulundan ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmamıştır. Doğru sonuca ulaşılabilmesi için mahallinde tarafsız, yöreyi iyi bilen davada yararı bulunmayan komşu köylerde ikamet eden şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişilerle, aynı yönteme göre tespit edilecek taraf tanıkları, tespit bilirkişileri ve 3 kişilik, ziraat mühendislerinden oluşan bilirkişi kurulu katılımı ile keşif yapılmalıdır. Keşif sırasında dinlenecek yerel bilirkişi ve tanıklardan taşınmazın geçmişte ne durumda bulunduğu, hangi tarihten beri ve ne şekilde kim ve kimler tarafından kullanıldığı, kullanmanın ekonomik amacına uygun olup olmadığı, taşınmazın kadim mera parselinden açılıp açılmadığı, bitişiğindeki mera parselinden ne surette ayrıldığı, arada doğal ya da yapay ayırıcı nitelikte unsur bulunup bulunmadığı hususları etraflıca sorulup saptanmalı, bilirkişi ve tanık beyanları komşu parsellerin tutanak ve dayanakları ile denetlenmeli, beyanlar arasında doğabilecek çelişkiler giderilmeli, tespite aykırı sonuçlara ulaşılması halinde tespit bilirkişileri tanık sıfatıyla dinlenmek suretiyle aykırılığın giderilmesine çalışılmalıdır. Keşfe katılacak ziraatçi bilirkişi kurulundan, önceki keşif sonucu dosyaya ibraz edilen zirai bilirkişi raporundaki bulguları da değerlendirebilecek biçimde çekişmeli taşınmazın niteliği, toprak yapısı, komşu taşınmazlara göre arz ettiği özellikler ve taşınmaz ile komşu mera parseli arasında ayırıcı unsur bulunup bulunmadığı, mera bütünlüğünün bozulup bozulmadığı hususunda bilimsel verilere dayalı ayrıntılı rapor alınmalı, rapora taşınmazın keşif sırasında çektirilecek fotoğraflarının da eklenmesi sağlanmalı, uzman fen bilirkişisine keşfi takibe imkan verir kroki ve rapor düzenlettirilmeli, ondan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir. Mahkemece bu hususlar yerine getirtilmeksizin eksik inceleme ile yazılı olduğu şekilde hüküm kurulmuş olması isabetsiz olup, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 08.03.2010 gününde oybirliği ile karar verildi.