YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/11559
KARAR NO : 2011/7295
KARAR TARİHİ : 11.07.2011
MAHKEMESİ : Karabük Asliye 2. Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Hükmüne uyulan bozma ilamında, davanın 6183 Sayılı Yasanın 24 ve devamı maddelerine dayanılarak açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkin olduğu, kamu alacağının tahsili için yapılan takipler nedeniyle kamu idarelerince açılacak iptal davalarının genel mahkemelerde görüleceği, sözü geçen mahkemenin, dava konusunun değerine göre Sulh Hukuk veya Asliye Mahkemesi olduğu, görevli mahkemenin, takip konusu alacak ve fer’ilerinin toplam miktarı ile tasarrufa konu malın tasarruf tarihindeki gerçek değerinden hangisi azsa o değere göre belirleneceği, görev konusunun kamu düzenini ilgilendirdiğinden mahkemece res’en incelenmesi gerektiği, somut olayda gerek alacağın miktarı gerekse tasarrufa konu aracın tasarruf tarihindeki değeri itibariyle davanın Sulh Hukuk Mahkemesinin görev sınırını aştığı ve mahkemece davaya görevli Karabük Asliye Hukuk Mahkemesinde bakılmak üzere dava dilekçesinin görev nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı olduğu şekilde hüküm tesisinin isabetli olmadığına değinilmiştir.
Mahkemece, bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda davalılar arasında bir ilişki bulunmadığı, dava konusu aracın halen de davalı …’nın oğlu tarafından kullanılıyor olmasından dolayı davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava 6183 S.K’nın 24 vd. maddelerine dayalı tasarrufun iptali istemine ilişkindir.
Bu tür davalarda yapılan satışta edimler arasında aşırı fark bulunması durumunda aynı Kanun’un 28/2 maddesinde edimler arasındaki aşırı farkın bağışlama hükmünde sayıldığı ve yapılan tasarrufun iptale tabi olduğu öngörülmüştür. Somut olayda dava konusu römorkun, satışının yapıldığı 20/03/2003 tarihindeki gerçek değeri belirlenmediği gibi hükme dayanak
2010/11559
2011/7295
yapılan 29/01/2008 tarihli bilirkişi raporu da denetime elverişli değildir. Bilirkişi raporunda, dava konusu römorkun hangi amaçla kullanıldığı, yıpranma payı oranının miktarı, fiziki özellikleri gibi römorkun gerçek değerini etkileyen unsurlar üzerinde durulmamıştır. Hal böyle olunca dava konusu römorkun, 20/03/2003 tarihindeki gerçek değerinin denetime elverişli olarak yaptırılacak bilirkişi incelemesi ile belirlendikten sonra hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi yerine yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak davanın reddine karar verilmesi isabetli değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 492 sayılı Harçlar Yasasının 13/J maddesi uyarınca davacı Maliye Hazinesinden harç alınmamasına 11.07.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi.