YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/9953
KARAR NO : 2011/3070
KARAR TARİHİ : 05.04.2011
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalıya ait olup müvekkili şirkete zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile sigortalı aracın karıştığı kaza nedeniyle üçüncü şahsa poliçe limiti dahilinde ödeme yapıldığını, davalının kaza sırasında sürücü belgesinin bulunmaması nedeniyle ZMSS poliçe genel şartları gereğince rücu hakkının doğduğunu belirterek 9.461,84 TL. tazminatın ödeme tarihinden işleyecek avans faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili, araç sürücüsü… olarak belirtilmiş ise de sürücünün … olduğunu ve …’ın da sürücü sertifikasının bulunduğunu rücu şartlarının oluşmadığını, kusur oranı ve tazminat miktarını kabul etmediklerini davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece toplanan delillere göre kaza sırasında sürücünün… olduğu ve sürücü belgesinin bulunduğuna dair dosyaya belge sunulmadığı gerekçesi ile davanın kabulü ile; 9.61,84 TL.sı tazminatın ödeme tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dava zorunlu mali sorumluluk sigorta ilişkisinden kaynaklanan rücu davasıdır.Bu tür davalarda sigortacı 2918 sayılı karayolları trafik yasasının 95/2. maddesi ve zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartlarının B-4 .maddesi
gereğince tazminat yükümlülüğünün azaltılması veya kaldırılmasına ilişkin halleri üçüncü kişilere karşı ileri süremeyeceğinden zarar görene ödeme yaptıktan sonra sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre kendi sigorta ettirenine rücu edebilir.
Araç maliki ve sigorta şirketi arasındaki sigorta sözleşmesi gereğince sürücünün ağır kusuru, yeterli ehliyete sahip olmaması veya alkollü olması sonucu zarara neden olduğu takdirde sigortacı kendi akidine rücu hakkına sahiptir. Davacı … vekili sigortalı aracın 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun öngördüğü sürücü belgesi olmaksızın kullanıldığını ve bu sırada zarara sebebiyet verildiğini iddia etmiştir. Zorunlu Trafik Sigortası Genel Şartları 4/c maddesine göre, tazminatı gerektiren olay Karayolları Trafik Kanunu hükümlerine göre gereken ehliyetnameye sahip olmayan kimseler tarafından meydana getirildiği taktirde sigortacının sigorta ettirene rücu imkanı bulunmaktadır. Somut olayda davacı aracın sürücü belgesi bulunmayan… tarafından kullanıldığını iddia etmiş, davalı ise aracın sürücü sertifikası bulunan … tarafından kullanıldığını, rücu koşullarının oluşmadığını savunmuştur. Mahkemece kaza sırasında sürücünün… olduğu ve sürücü belgesinin bulunmadığı gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiş ise de sürücünün … olarak kabulü halinde de 2918 sayılı karayolları trafik yasasının 42/a maddesi gereğince sürücü sertifikası sürücü belgeleri ile değiştirilmedikçe sahiplerine karayolunda araç kullanma yetkisi vermeyeceğinden ve sürücü belgesi kaza tarihinden sonra alınmış olmakla dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Davacı … sigortalısına ödediği miktarı değil ödemesi gereken gerçek zarar miktarını sürücünün kusuru oranında rücu edebilir. Bu nedenle mahkemece davalıya ait araç sürücüsünün kusur oranı ve dava dışı şahsa ait araçta meydana gelen gerçek zararın belirlenmesi için konusunda uzman makine mühendisi bilirkişi veya bilirkişi heyetinden ayrıntılı denetime açık ve gerekçeli rapor alınarak sonucuna göre karar vermek gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ; Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 5.4.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.