Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2011/12208 E. 2012/10379 K. 02.10.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/12208
KARAR NO : 2012/10379
KARAR TARİHİ : 02.10.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVALILAR : 1- …
2- …
3- …
4- …
5- …

Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda verilen hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davalılar vekilince istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen 2.10.2012 Salı günü davacı vekili Av. … geldi. Davalı … tarafından gelen olmadı. Davalı … vekili Av. …, davalı … vekili Av. …, davalı … vekili Av. … ve davalı … vekili Av. … geldi. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunanlar vekilleri dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü.

-K A R A R-

Davacı vekili, davalı borçlu … aleyhine icra takibi yaptıklarını, borcu karşılayacak malı bulunamadığını ileri sürerek borçlunun, dava konusu taşınmazlarını davalılar …, …, … ve …’a satışına ilişkin tasarrufların iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekilleri davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, taşınmazların satış bedeli ile gerçek değerleri arasında fahiş fark bulunduğu ve davalı … dışındaki davalıların birbirlerini tanıdıkları gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, tüm davalıların vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
1-Davalı …, … ve … vekillerinin temyiz itirazlarının incelenmesinde, dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik
../…

-2-
2011/12208
2012/10379

bulunmamasına, davalılar …, … ve …’in 19/01/1976, 08/01/1975 ve 01/05/1976 tarihlerinde Maliye Bakanlığı bünyesinde aynı meslek grubundan hesap uzman muavini olarak işe başladıkları ve 05/01/1982, 12/08/1981 ve 09/11/1984 tarihlerinde hesap uzmanı ya da baş hesap uzmanı olarak istifa ettikleri anlaşılmaktadır. Maliye Bakanlığı hesap uzmanlığı kadrosunun yapısı, görevleri ve Bakanlık içindeki pozisyonları nazara alınıp bu kişilerin aynı dönemde Kuruma girmiş olmaları ya da izleyen yılda birlikte çalışmaya başlamaları ve 5 yılı aşkın bir süre de aynı mesleği üst düzey konumda icra etmiş olmaları dikkate alındığında yine Kurum’dan ayrıldıktan sonra da aynı şehirde mesleki ya da ticari faaliyette bulunmaları hatta borçlu ile davalı …’in bir dönem aynı şirkette çalışmış olmaları hususları birlikte değerlendirildiğinde davalılar … ve …’in davalı borçlu …’nin alacaklılarından mal kaçırmak ya da alacaklılarını ızrar kastı ile hareket ettiğini bilebilecek kişilerden olması nedeniyle (İİK. 280/I) ve kararda yazılı diğer gerekçelere göre davalı …, … ve … vekillerinin sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davalı … vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde, Mahkemece yazılı gerekçelerle bu davalı yönünden davanın kabulüne karar verilmiş ise de yapılan araştırma hüküm kurmaya yeterli değildir.
Adı geçen davalıya yapılan satışta tapudaki satış bedeli ile taşınmazın gerçek değeri arasında fahiş fark bulunmadığı açıktır. Bu davalı ile borçlu arasında akrabalık, tanıdıklık, arkadaşlık, ticari ilişki gibi davalı borçlunun alacaklılarından mal kaçırmak ya da alacaklılarını ızrar kastı ile hareket ettiğini bilebilecek kişilerden olduğunu gösteren bir ilişki de ispat edilmiş değildir. Ancak borçlunun aciz ya da iflasından önce yaptığı iptale tabi tasarrufları üç grup altında ve İİK.nun 278, 279 ve 280. maddelerinde düzenlenmiştir. Bu maddelerde iptal edilebilecek bütün tasarruflar sınırlı olarak sayılmış değildir. Kanun, iptale tabi bazı tasarruflar için genel bir tanımlama yaparak hangi tasarrufların iptale tabi olduğu hususunun tayinini hakimin takdirine bırakmıştır (İİK.md.281 ). Bu yasal nedenle de davacı tarafından İİK.nun 278, 279 ve 280. maddelerden
../…

-3-
2011/12208
2012/10379

birine dayanılmış olsa dahi mahkeme bununla bağlı olmayıp diğer maddelerden birine göre iptal kararı verebilir (Y.H.G.K.25.11.1987 Tarih, 1987/15-380 Esas ve 1987/872 Karar sayılı ilamı ). Somut olayda davalı …’nin satın aldığı taşınmazın bir dükkan olduğu ifade edilmiştir.
İ.İ.K’nın 280/son fıkrasına göre ticari işletmenin veya işyerindeki mevcut ticari emtianın tamamını veya mühim bir kısmını devir veya satın alan yahut bir kısmını iktisapla beraber işyerini sonradan işgal eden şahsın, borçlunun alacaklılarını ızrar kasdını bildiği ve borçlunun da bu hallerde ızrar kasdiyle hareket ettiği kabul olunur. Bu karine, ancak iptal davasını açan alacaklıya devir, satış veya terk tarihinden en az üç ay evvel keyfiyetin yazılı olarak bildirildiğini veya ticari işletmenin bulunduğu yerde görülebilir levhaları asmakla beraber Ticaret Sicili Gazetesiyle; bu mümkün olmadığı takdirde bütün alacaklıların ıttılaını temin edecek şekilde münasip vasıtalarla ilan olunduğunu ispatla çürütülebilir. Dava konusu dükkan için bu şekilde bir ticari işletme devri olup olmadığı araştırılmamıştır. Bu yönü ile verilen karar doğru değildir.
3-Davalı … açısından da borçlu ile arasında akrabalık, tanıdıklık, arkadaşlık, ticari ilişki gibi davalı borçlunun alacaklılarından mal kaçırmak ya da alacaklılarını ızrar kastı ile hareket ettiğini bilebilecek kişilerden olduğu ispat edilememiştir. Bu davalı açısından davanın kabulüne dayanak olarak satış bedeli ile gerçek değer arasındaki fahiş fark gösterilmiş ise de dosya içerisinde değişik mahkemelerden alınan raporlar mevcut olup hükme dayanak yapılan bilirkişi raporu dışındaki raporlarda bedel farkı oluşmamaktadır. Bu durumda raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesine yönelik yeni bir uzman bilirkişi heyeti teşekkül ettirilerek satış tarihindeki ekonomik konjonktür ve taşınmazın o tarihteki durumu gibi taşınmazın değerine etki edecek tüm unsurların dikkate alındığı rapor alınmalı ve sonucuna göre karar verilmelidir.
4-Davalı 3. kişiler açısından her birinin tasarrufunun ayrı olduğu ve 3. kişilerin yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu oldukları miktarların takip konusu alacak miktarı ile tasarruf konusu taşınmazın tasarruf tarihindeki değerlerinden hangisi az ise o değer üzerinden her bir davalı için ayrı ayrı belirlenmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm hesap yapılması da isabetli değildir.
../…

-4-
2011/12208
2012/10379

SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı …, … ve … vekillerinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte yazılı nedenlerle davalı … vekilinin ve (3) numaralı bentte yazılı nedenlerle davalı … vekilinin ve (4) numaralı bentte yazılı nedenlerle de tüm davalılar vekillerinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 900.00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak duruşmada vekille temsil olunan davalılara verilmesine, duruşmada vekille temsil olunmayan davalı … yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalılara geri verilmesine 2.10.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.