YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/8465
KARAR NO : 2010/2033
KARAR TARİHİ : 11.03.2010
MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 111 ada 242 parsel sayılı 59652.09 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, devletin hüküm ve tasarrufu altındaki ham toprak niteliğindeki yerlerden olması nedeniyle Hazine adına tespit edilmiştir. Davacı … oğlu … …, yasal süresi içinde tapu kaydı, irsen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne ve çekişmeli parselin 30.6.2008 tarihli uzman bilirkişi raporunda yeşil renkle ve (A) harfi ile gösterilen bölümünün veraset ilamındaki payları oranında … mirasçıları davacı … ve müşterekleri adına, mavi renkle ve (B) harfi ile gösterilen bölümünün tespit gibi ham toprak niteliği ile Hazine adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, davacının dayanağını oluşturan tapu kaydının temyize konu edilen (A) harfi ile işaretli bölüme uyduğu kanıtlanamamakla beraber kadastro tespit tarihine dek davacı yararına zilyetlikle edinme koşullarının oluştuğu kabul edilmek suretiyle karar verilmiş ise de, yapılan araştırma, inceleme ve uygulama karar için yeterli bulunmamaktadır. Mahallinde yapılan keşifte dinlenen yerel bilirkişi ve tespit bilirkişileri taşınmazın uzun süredir kullanılmadığını bildirdikleri gibi, uzman ziraatçi bilirkişi de çekişmeli bölümün yüzeyinin taşlı olduğu ve en az 5 yıldır toprak işlemesi yapılmadığı, taşın az olduğu bölümlerin ise son birkaç yıla kadar sadece otunun biçildiği kanaatine ulaştığını bildirdiği halde, mahkemece, çekişmeli bölüm üzerindeki zilyetliğin terk edilip edilmediği üzerinde durulmadığı gibi, yöntemince belgesiz araştırması da yapılmamıştır. Doğru sonuca ulaşılabilmesi için; üç kişilik ziraatçi bilirkişi kurulu da hazır olduğu halde mahallinde yeniden keşif yapılmalıdır. Yapılacak keşifte, çekişmeli taşınmazın dava ve temyize konu bölümün niteliğinin öncesinde ne olduğu, kim tarafından hangi tarihte beri ve ne şekilde kullanıldığı, kullanımın davacı tarafa ne şekilde geçtiği, davacı tarafça sürdürülen zilyetliğin ne şekilde olduğu, davacının bildirdiği gibi bu bölüm, davacının babası … ve amcası … tarafından müştereken satın alınmışsa daha sonra … ve … arasında paylaştırmaya veya pay satışına konu olup olmadığı, yani çekişmeli bölümün tamamının mı yoksa yarı payının mı adlarına tescile karar verilen … mirasçılarına ait olduğu; çekişmeli bölümün son yıllarda kullanılıp kullanılmadığı, kullanılmıyor ise zilyetliği terk idaresinin bulunup bulunmadığı gibi hususlar, yerel bilirkişi ve taraf tanıklarından tek tek ve olaylara dayalı olarak sorulup saptanmaya çalışılmalı, bilirkişi ve tanık sözleri komşu parsel kayıtları ile denetlenmeli; uygulamada, önceki keşifte uygulanamayan 17.11.1969 tarihli senet ile gerektiğinde 18.11.1969 tarihli tapu kaydından da yararlanılmalı; yerel bilirkişiler ile taraf tanıklarının beyanları arasında doğabilecek çelişkiler giderilmeli, tespite aykırı sonuçlara ulaşılması halinde ise, hazır bulundurulacak tespit bilirkişileri de dinlenilerek aykırılıkların giderilmesine çalışılmalıdır. Keşfe katılacak ziraatçi bilirkişi kurulundan çekişmeli bölümün tarımsal niteliğini bildiren, çekişmeli taşınmaz üzerindeki zilyetliğin terk edilip edilmediğini irdeleyen, komşu taşınmazlarla karşılaştırılmalı değerlendirmeyi içeren ve çekişmeli taşınmazın değişik yönlerden çekilmiş fotoğrafları ile desteklenen rapor alınmalıdır. Aynı şekilde keşfe katılacak fen bilirkişisinden de keşif ve uygulamayı izleyip denetlemeye olanak veren, yapılan kayıt uygulamalarında gösterilen sınırlar işaretlenmiş ayrıntılı rapor alınmalıdır. Bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek, çekişmeli bölümü birlikte satın aldıkları bildirilen … ve … arasındaki işlemin, payların temlikine yönelik sonraki tarihli işlem olup olmadığı üzerinde durularak; 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 14. Maddesinde düzenlenen yüzölçümü sınırlamaları ile ilgili gerekli araştırmalar da yapılmak suretiyle çekişmeli taşınmaz bölümünün tamamı veya yarı payı üzerinde … mirasçıları adına edinme koşullarının oluşup oluşmadığı değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir. Davalı Hazine temsilcisinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 11.03.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.