YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/3558
KARAR NO : 2011/8690
KARAR TARİHİ : 04.10.2011
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı 3.kişi vekili, Kumluca İcra Müdürlüğü’nün 2008/72 Takip sayılı dosyasından 15.1.2008 tarihinde haczedilen ve 20.2.2008 tarihinde alacağa mahsuben alacaklı vekiline 4.500,00 TL bedelle ihale edilen mahcuzların müvekkili ile davalı borçlunun oluşturduğu adi ortaklığa ait olduğunu belirterek istihkak iddiasının kabulü ile haczin kaldırılmasını, bu mümkün görülmezse 10.500,00 TL muhammen bedelin davalıdan tahsilini dava ve talep etmiştir.
Davalı alacaklı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Borçlu, savunma yapmamıştır.
Mahkemece iddia, savunma, toplanan delillere göre; muhammen bedeli 10.500,00 TL olan dava konusu mahcuzlar 4.500,00 TL’ye davalı alacaklıya alacağa mahsuben ihale edildiği dolayısıyla istihkak davasının bedele dönüştüğü, dava konusu mahcuzların davacıyla davalı borçlunun adi ortaklık kurarak işlettikleri işyerinden davacının yokluğunda haczedildiği, takibe konu borcun ortaklık borcu olmayıp davalının şahsi borcu olduğu, mahcuzlarda davacının ortaklıktan kaynaklı yarı nispetinde hakkının bulunduğu, dolayısıyla toplam muhammen bedeli 10.500,00 TL olan mahcuz menkullerin 1/2 sine karşılık gelen 5.250,00 TL.nin (hüküm
fıkrasında kabul edilen tutar maddi hata ile sehven 5.500,00 TL olarak yazıldığı gerekçenin yazımında farkedildiğinden) davalı alacaklıdan tahsili gerektiği belirtilerek davanın kısmen kabul, kısmen reddiyle takip dosyasında satılan mal bedelinden davacı hissesine karşılık gelen 5.500,00 TL.nin davalı alacaklıdan tahsiliyle davacıya verilmesine, fazlaya dair talep ve davanın reddine karar verilmiş hüküm davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava İİK.nun 96 ve devamı maddeleri gereğince adi ortaklığı oluşturan ortak tarafından açılmış istihkak iddiasına ilişkindir.
MK. 702/4. madde gereğince adi ortaklıkta, ortaklardan her biri topluluğa giren hakların korunmasını istiyebilir. Adi ortaklık sözleşmesinde aksine kayıt yoksa, adi ortaklık elbirliği mülkiyeti kuralına bağlıdır. (MK 534-702)Ortaklar adi ortaklığın amacına ulaşması için ortaklığa özgülenen mallar üzerinde elbirliği mülkiyeti kuralına göre maliktir. Bu mülkiyette ortakların belirlenmiş payları olmayıp her birinin hakkı ortaklığa giren malların tamamına yaygındır. (MK 701/2) Adi ortaklığı oluşturan ortağın ortakların kişisel alacaklıları ortaklığa ait mal üzerine haciz koyduramaz. Alacaklılar ortağın kar alacağı, ücret, faiz, avans alacağı ve tasfiye payını haczettirebilir.
Somut olayda 25.9.2006 tarihli ortaklık sözleşmesi ve 28.9.2006 tarihli yoklama fişi içeriğinden davacı ile borçlunun haciz adresinde %50’şer hisse oranıyla plastik doğrama ve panjur imalatı üzerine ortaklığa başladığı,ancak yoklama tarihi itibarıyla işyerinde tadilat olması nedeniyle faaliyetin olmadığı herhangibir mal tesbitinin yapılmadığı anlaşılmıştır.
Dava dilekçesi içeriğinden dava konusu mahcuzların adi ortaklığa ait mallar olduğunun iddia edildiği, alacaklı vekilinin temyiz dilekçesi içeriğinden de adi ortaklığa itiraz edilmediği anlaşılmaktadır. Davacı tarafından mahcuzlara ilişkin fatura sunulmuş tanık bildirilmiştir. Tanık beyanları adi ortaklığın varlığı yönünden yeterli ise de mahcuzlar yönünden yeterli olmadığından davacı tarafından sunulan tarihi okunamayan 107088 nolu faturanın aslının sunulması için davacı vekiline süre verilmeli fatura aslı sunulduğu veya tarihi bildirildiği takdirde faturadaki menkullerin haciz tutanağındaki mahcuzlar olup olmadığı yönünden Makine mühendisi bilirkişi aracılığıyla keşif
yapılması, mahcuzların faturaya uygunluğunun saptlanması halinde faturayı düzenleyen şirketten fatura dip koçanı isterek adi ortalığa ait ticari defterler ile faturayı düzenleyen şirketin ticari defterleri üzerinde mali bilirkişiye inceleme yaptırılarak rapor alınması ve gerektiğinde faturayı düzenleyan şirket yetkilisi de tanık olarak dinlendikten sonra oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken eksik incelemeye dayalı hüküm tesisi isabetli görülmemiştir.
Kabule göre de, dava konusu mahcuzların adi ortaklığa ait olduğunun belirlendiği, alacaklı vekilinin temyiz dilekçesi içeriğinden bu belirlemeye itiraz edilmediği, davacı tarafından reddedilen kısım yönünden temyiz bulunmadığı ve aleyhe bozma yasağı gözönüne alınarak bozma nedeni yapılmamakla birlikte adi ortaklığa ait tüm mallar yönünden davanın kabulüne (4 500 TL ihale bedelinin tahsiline ) karar verilmesi gerekirken, tasfiye payı şeklinde davanın kısmen kabulü doğru görülmemiştir. İstihkak davası dava konusu mahcuzların ihale ile satılması nedeniyle İİK 97/10 madde gereğince bedele dönüştüğünden ihale bedeli olan 4 500 TL.nin yarısı olan 2 250 TL.nin tahsili yerine haciz tutanağındaki değerler üzerinden ve fazla bedele hükmedilmesi de doğru değildir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı alacaklıya geri verilmesine 4.10.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.