YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/4132
KARAR NO : 2012/5111
KARAR TARİHİ : 07.06.2012
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL
KANUN YOLU : TEMYİZ
Davacı tarafça genel kadastro ile oluşan tapu kaydının iptali ve tescil istemi ile tapu kaydına dayanılarak açılan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtayca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ :
Kadastro sırasında 224 ada 11 parsel sayılı 990,64 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, zilyedi belirlenemediğinden hak kaybına sebebiyet verilmemesi için ham toprak niteliği ile davalı Hazine adına tespit ve tescil edilmiştir. Davacı …, tapu kaydına dayanarak taşınmazın bir kısmına dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, dava konusu taşınmazın davacı lehine kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğiyle iktisap koşullarının gerçekleşmediği kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de; yapılan araştırma ve inceleme dosya kapsamına uygun düşmemektedir. Davacı taraf dava dilekçesi içeriğinde dayanak tapu kaydından söz etmemişse de tapu kaydının bir örneğini dava dilekçesine eklediği gibi yargılama aşamasında da ilgili tapu kaydına dayandığını belirtmiş ve bu tapu kaydı keşifte kısmen uygulandığı halde mahkemece davacı dayanağı söz konusu tapu kaydı ile ilgili olumlu ya da olumsuz bir değerlendirme yapılmamıştır. Tapu kayıtları mülkiyet belgesi olup, davacı dayanağı tapu kaydının çekişmeli taşınmazı kapsadığının saptanması halinde, zilyetliğe bakılmaksızın çekişmeli taşınmazın davacı adına tescili gerekir. Bununla birlikte, davacı tarafın dayanağını oluşturan 452 metrekare yüzölçümündeki 1.4.1981 tarih ve 2 sıra sayılı tapu kaydı Marmaris Asliye Hukuk Mahkemesinin 13.3.1978 tarihinde kesinleşen 28.12.1976 tarih, 28/251 sayılı kararı ile hükmen oluştuğu halde mahkemece tapu dayanağı tescil ilamı ve krokisi yöntemince uygulanarak kapsamı da belirlenmemiştir. Bu tür eksik ve yetersiz soruşturmaya dayanılarak karar verilemez. Doğru sonuca varılabilmesi için; mahallinde yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen yerel bilirkişi ve teknik bilirkişi huzuru ile yapılacak keşif sırasında davacı tarafın dayandığı tapu kaydı ve haritası uygulanıp kapsamı 3402 sayılı Kadastro Yasası’nın 20/A maddesi gereğince haritasına göre belirlenmelidir. Davacı tapusunun dayanağını oluşturan tescil ilamında davalı Hazinenin taraf olması nedeniyle, tescil ilamı taraflar arasında kesin hüküm teşkil edip Hazineyi bağlayacağından öncelikle tescil krokisi uygulanarak kapsamı belirlenmeli ve bu bölümün davacı adına tesciline karar verilmelidir. Tescil krokisinin uygulama kabiliyetinin bulunmaması durumunda ise tapu kaydının hudutlarının mahalli bilirkişilerce zeminde tek tek gösterilmesi istenilmeli, bilirkişilerin gösteremediği hudutların tesbiti için taraflara tanık dinletme imkanı sağlanmalı, teknik bilirkişiye uygulanan tapu kaydının kapsadığı alanı gösterir ve keşfi takibe imkan verir kroki düzenlettirilmeli, dinlenecek yerel bilirkişi ve tanıklardan davaya konu edilen taşınmazın niteliği, intikali ve tasarrufu hususunda maddi olaylara dayalı ayrıntılı bilgi alınmalı, bilirkişi ve tanık sözleri komşu parsel tutanak ve dayanaklarıyla denetlenmelidir. Eksik inceleme ile yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması isabetsiz olup, davacı vekilinin temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 07.06.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.