YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/1192
KARAR NO : 2010/2160
KARAR TARİHİ : 16.03.2010
MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
DAVALILAR : …, …
Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 114 ada 45 parsel sayılı 24032.38 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz Asliye Hukuk Mahkemesinde dava konusu olduğundan söz edilerek malikhanesi açık bırakılmak suretiyle tesbit edilmiştir. Davacı tarafından davalılar aleyhine Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan elatmanın önlenmesi davası davaya konu olan parsel hakkında tutanak düzenlenmiş olması nedeniyle Kadastro Mahkemesine aktarılmıştır. Yargılama sırasında devredilen elatmanının önlenmesi davası tefrik edilmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonunda çekişmeli 114 ada 45 parsel sayılı taşınmazın 1212/5760 payının davalı …, 1212/5760 payının davalı …, 924/5760 payının … oğlu …, 828/5760 payının … kızı …, 828/5760 payının … kızı …, 420/5760 payının … karısı … ve 336/5760 payının ise Şerife oğlu Yakup adlarına tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı vekili ile davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece davalı tarafın dayandığı tapu kaydının çekişmeli taşınmazı kapsadığı kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de, değerlendirme usul ve yasaya uygun değildir. 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 27.maddesinde “Mahalli Hukuk Mahkemelerinde görülmekte olan kadastro ile ilgili ve henüz kesinleşmemiş bulunan taşınmaz mala ilişkin davalar hakkında o taşınmaz mal için kadastro tutanağı düzenlendiği tarihte o mahkemelerin görevi sona erer ve davalara ait dosyalar mahkemesine re’sen devrolunur” hükmü yer almış bulunmaktadır. Bu hükme göre davacı tarafından davalılar aleyhine Asliye Hukuk Mahkemesine açılan elatmanın önlenmesi davasının kadastro mahkemesine usulüne uygun olarak aktarılması gerekmektedir. Mahkemece, sözü edilen el atmanın önlenmesi davası kadastro mahkemesine usulüne uygun şekilde devredilmesine rağmen yargılama sırasında dava dosyasından tefrik edilerek kadastro mahkemesinin 2009/119 esasına kaydedildiği anlaşılmaktadır. Çekişmeli taşınmazın kadastro tutanağının, Asliye Hukuk Mahkemesinden devredilen el atmanın önlenmesi davası ile birleştirilmek suretiyle görülmesinde yasal zorunluluk bulunmaktadır. Bu nedenle dava konusu taşınmazın kadastro tutanağının dava konusu olduğu temyize konu dava dosyası ile devredilen el atmanın önlenmesi davasının görüldüğü kadastro mahkemesinin 2009/119 esas sayılı dava dosyalarının birleştirilmesinden sonra yargılamaya devam edilmesi gerektiği düşünülmeden davaların ayrı ayrı sürdürülüp sonuçlandırılmaya çalışılması isabetsiz olup, temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer hususların incelenmesine yer olmadığına, 16.03.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.