YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/6459
KARAR NO : 2010/338
KARAR TARİHİ : 25.01.2010
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki rücuen tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili ile davalı … vekilince temyiz edilmesi üzerine, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, müvekkili şirkete kasko sigortalı araca, davalıların malik ve sürücüsü oldukları iş makinesinin tam kusurlu çarpması sonucu hasar meydana geldiğini belirterek, sigortalısına ödediği 8.730.00 TL’nın ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı … vekili cevap dilekçesinde, zamanaşımı def’i ve husumet itirazında bulunup, kömür taşıma işi üstlenicisi firma ile müvekkili arasında yapılan sözleşme uyarınca, yükleme, taşıma ve boşaltma esnasında yüklenici araçlarında meydana gelebilecek hasarlardan sorumlu olmadıklarını bildirerek, davanın reddini savunmuştur.
Davalı … duruşmadaki beyanında, teknik arızadan kaynaklanan kazada herhangi bir kusurunun bulunmadığını savunmuştur.
Mahkemece, toplanan delillere, benimsenen bilirkişi raporuna ve kusur durumuna göre, olay, karayolu dışında ve karayolu sayılmayan yerde, araç park halindeyken meydana geldiğinden, KTK.’nun hükümlerinin uygulanamayacağı, bu nedenle davalı … Linyit İşletmeleri Müessese Müdürlüğü aleyhindeki davanın, B.K.’nun 41. ve 60/1. maddesi uyarınca zamanaşımı nedeniyle reddine; davalı … hakkındaki davanın kabulü ile, 8.730.00 TL’nın 03.07.2006 ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte bu davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davacı vekili ile davalı … vekilince temyiz edilmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı … vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava, TTK.’nun 1301. maddesinden kaynaklanan rücuen tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece, davalı … aleyhindeki davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.
2918 Sayılı KTK.’nun 3. maddesi hükmünde; Karayolu, “Trafik için kamunun yararlanmasına açık olan arazi şeridi, köprüler ve alanlar” olarak tanımlanmıştır. Aynı Yasa’nın 2.maddesinin (a) bendinde; “Karayolu dışındaki alanlarda kamuya açık alanlar ile park, bahçe, park yeri, garaj, yolcu ve eşya terminali, servis ve akaryakıt istasyonlarında karayolu taşıt trafiğinde faydalanılan yerlerde” bu kanun hükümlerinin uygulanacağı hükmü getirilmiştir.
Davaya konu kaza(hasar), kömür işletme sahasında ve kömür doldurma esnasında meydana gelmiştir. Bu durum karşısında, kazanın meydana geldiği yerin karayolu sayılamayacağından söz edilemez.
2918 Sayılı KTK.’nun 109. maddesinde; “motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler zarar görenin, zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yıl ve her halde, kaza gününden başlayarak on yıl içinde zamanaşımına uğrar” düzenlemesi mevcuttur.
Buna göre, temyize konu olayda kaza 10.06.2006 tarihinde meydana gelmiş, dava 07.11.2007 günü açılmış olmakla zamanaşımı gerçekleşmemiştir. Mahkemece bu yön gözetilmeden, yazılı gerekçe ile davalı … aleyhindeki davanın zamanaşımı nedeniyle reddedilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı … vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine; (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA ve aşağıda dökümü yazılı 400,66 TL kalan onama harcının temyiz eden davalı …’dan alınmasına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 25.1.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.