YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/8141
KARAR NO : 2010/1759
KARAR TARİHİ : 08.03.2010
MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 132 ada 12 parsel sayılı 2015.59 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle ölü … adına tespit edilmiştir. Davacı …, yasal süresi içinde satın alma, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak taşınmazın bir bölümünün adına tescili için dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın reddine ve çekişmeli 132 ada 12 sayılı parselin tespit gibi tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı … tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, davalıların murisi adına kayıtlı tapu kaydının taşınmaza uyduğu ve davacının davasını ispat edemediği kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de; araştırma, inceleme ve uygulama karar vermek için yeterli bulunmamaktadır. Kadastro tespitinde herhangi bir kayıt uygulanmadan kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle taşınmaz … adına tespit edilmiştir. Yargılama sırasında davalılar murisleri …’nin 1824/1920 pay sahibi olduğu 16.10.1967 tarih ve 34 sıra numaralı 2757 metrekare yüzölçümlü tapu kaydına dayanmışlardır. Mahkemece tapu kaydının taşınmaza uyduğu kabul edilmiş ise de; tapu kaydının tam olarak taşınmazı kapsayıp kapsamadığı anlaşılamamaktadır. Tapu kaydı K.Sani 288 tarih ve 123 sıra numaralı tapu kaydından geldiği halde tapunun tesisindeki sınırların gösterilen sınırlar olup olmadığı da anlaşılamadığı gibi taşınmazın batısında yer alan komşu 17 sayılı parsel okul niteliği ile Köy Tüzel Kişiliği adına tespit edildiği halde bu taşınmazın öncesinin kime ait olduğu, tapu sınırında bulunup bulunmadığı, yine tapu hududunda … yeri olarak davalının kardeşi … oğlu … adına tespit edilen 10 sayılı parsel gösterilmiş ise de bu parselin ne suretle … yeri olduğu tespit edilememiştir. Tapu kaydının Melkon sınırı yoldan sonraki 133 ada 2 ve 12 sayılı parsel yeri olarak gösterildiği halde gösterilen bu yerlerin kadastro tespit tutanakları ve dayanakları getirtilerek bilirkişi ve tanık beyanlarının doğruluğu denetlenmemiştir. Tapu uygulamasına ilişkin soyut nitelikteki beyanlar ile yetinilmiş, tapu kaydının tüm sınırlarının taşınmazı çevreleyip çevrelemediği, değişebilir sınırlı olup olmadığı araştırılmamıştır. Keşifteki zilyetlik hususundaki bilirkişi ve tanık beyanları çelişkili olmakla beraber ağırlıklı beyanlar dava konusu edilen bölümün davacının babası … ile davalının babası …’nin harman yeri olarak kullandığı noktasında toplanmaktadır. Beyanlar arasındaki çelişkiler giderilmemiş, tespit bilirkişileri dinlenmemişlerdir. Doğru sonuca varılabilmesi için öncelikle davalıların dayandığı tapu kayıtları tesisinden itibaren tüm tedavülleri ile birlikte; ayrıca, taşınmazın etrafını çevreleyen yollardan sonraki ve tarafların murislerinden gelen parselleri de çevreleyen tüm komşu parsellerin kadastro tespit tutanaklarının onaylı suretleri ile dayanağı kayıtların getirtilerek dosya tamamlandıktan sonra taşınmaz başında yerel bilirkişiler, taraf tanıkları, tespit bilirkişileri ve teknik bilirkişi katılımı ile keşif yapılmalıdır. Keşifte davalı tapusunun hudutları yerel bilirkişiler yardımı fen bilirkişi eli ile uygulanarak hudutları zeminde tek tek gösterilmeli, gösterilen hudutlar fen bilirkişi krokisinde işaretlenmeli, bilinemeyen hudutların tespiti için davalı tarafa tanık dinletme imkanı tanınmalı, tapu kaydının sabit hudutlu olup olmadığı, tüm hudutlarının taşınmazı çevreleyip çevrelemediği ve miktarı ile geçerli olup olmadığı araştırılmalı, tapu uygulaması komşu parsellerin tutanak ve dayanakları ile denetlenmeli, tapunun kapsamı kesin olarak saptanmalıdır. Yapılacak uygulamaya göre taşınmazın dava edilen ve teknik bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen bölümünün davalı tapusunun kapsamı dışında kaldığının anlaşılması halinde yerel bilirkişi ve tanıklardan taşınmazın öncesinin kime ait olduğu, kimden kaldığı, kimin tarafından ne surette ve ne kadar süre ile kullanıldığı hususlarında maddi olaylara dayalı olarak bilgi alınmalı, yerel bilirkişi ve tanık beyanlarının tespit tutanağının edinme sebebinde yazılı beyanlar ile çelişmesi halinde tespit bilirkişileri tanık sıfatıyla dinlenilerek ve yüzleştirme yapılarak çelişki giderilmeli, teknik bilirkişiye tapu kaydının uygulamasını gösterir ve keşfi takibe imkan verir şekilde krokili rapor düzenlettirilmeli, bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir. Eksik inceleme ile yazılı olduğu şekilde karar verilmesi isabetsiz temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 08.03.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.