YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/10061
KARAR NO : 2011/5139
KARAR TARİHİ : 23.05.2011
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalılar … ve … vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalı borçlu İlhami … aleyhine icra takibi yaptıklarını, borcu karşılayacak malı bulunamadığını ileri sürerek borçlunun, dava konusu taşınmazdaki hissesini diğer davalılar … ve …’e satışına ilişkin tasarrufun iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı borçlu vekili duruşmalara katılarak eksikliklerin giderilmesini talep etmiştir.
Diğer davalılar duruşmalara gelmemiş ve davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, taşınmazın satış bedeli ile gerçek değeri arasında fahiş fark bulunduğu ve tarafların aynı soyadı taşımalarından dolayı borçlunun, alacaklıdan mal kaçırma ya da alacaklıyı ızrar kastının diğer davalılar tarafından bilinebileceği gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalılar … ve … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava İİK’nın 277 vd. maddelerine dayalı tasarrufun iptali istemine ilişkindir.
1-Dava dilekçesi davalılardan …’e Tebligat Kanunu’nun 35. maddesine göre tebliğ edilerek davaya devam edilmiş ise de bu davalının tebligat yapılan adresi tapu sicil müdürlüğü tarafından bildirilen adres olmakla birlikte adı geçen davalıya ait adres olmayıp taşınmazın son maliklerinin adresleridir. Kaldı ki temyiz dilekçesine eklenen belgelere göre de bu davalının daimi adresi 1991 yılından beri değiştirilmemiş başka bir adrestir. Diğer davalı …’ya da dava dilekçesi daimi adresinin dışındaki bir adresinde tebliğ edilerek yargılamaya devam edildiği anlaşılmaktadır. Bu durumda taraf teşkilinin sağlanamadığı ve adı geçen davalıların savunma hakları kısıtlanarak yargılamaya devam edildiği anlaşılmaktadır. Taraf teşkili davanın görülebilme koşullarından olup, re’sen nazara alınması gerekir. Ayrıca taraf teşkili sağlanmadığı sürece işin esasına girme olanağı da yoktur. Açıklanan nedenle 3. kişiler … ve …’e dava dilekçesi tebliğ edilmeli, bildirdikleri takdirde cevapları alınıp delilleri toplanmalı ve hasıl alacak sonuca göre bir karar verilmelidir.
2- İİK’nun 277 ve devamı maddeleri uyarınca açılan tasarrufun iptali davalarında davacı alacaklı tarafından kesin veya geçici aciz belgesinin ibraz edilmesi gerekir. Somut olayda davacı tarafından dosyaya kesin aciz belgesi ibraz edilmemiştir. Mahkemece, aciz halinin mevcut olduğu kabul edilmiş ise de davalılar vekilinin temyiz dilekçesinde belirtilen taşınmazların mevcut olup olmadığı ve borçlunun taşınmazlarının bulunduğu belirlendiği takdirde davacı alacağını karşılayıp karşılamayacağının da belirlenmesi gerekir. Aciz halinin varlığı davanın koşullarından olup bu hususun da re’sen araştırılması gerekir.
3- Tasarrufun iptali davalarında 3. kişinin borçludan satın aldığı malı elinden çıkarması ve satın alan dördüncü kişinin davaya dahil edilmemesi ya da davaya dahil edilmekle birlikte iyi niyetli olduğunun anlaşılması halinde İİK’nın 283/2 maddesi uyarınca bedele dönüşen davada üçüncü kişinin dava konusu malı elinden çıkardığı tarihteki gerçek değeri oranında bedelle sorumlu tutulması gerekir. Somut olayda dava konusu edilen hissenin 3.kişi durumundaki borçlunun halaları tarafından elden çıkarıldığı da gelen kayıtlardan anlaşıldığından bu yöne ilişkin davacı talebi sorulmalı ve sonucuna göre bir hüküm tesis edilmelidir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle davalılar … ve … vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenlerine göre davalılar … ve … vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı … ve … Arıcan’a geri verilmesine 23.5.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.