YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/6273
KARAR NO : 2011/3095
KARAR TARİHİ : 05.04.2011
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili ve davalı … ile Hasan tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalı tarafa ait araç sürücüsünün kusurlu hareketi ile meydana gelen kazada davacının yaralandığını açıklayıp, fazlaya dair haklarını saklı tutarak 1000 TL tedavi gideri, 2000 TL maluliyet tazminatı, 10.000 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen (sigorta şirketi sadece maddi tazminattan poliçe limiti ve dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile sorumlu olarak) tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davacı vekili ıslah ile maddi tazminat talebi miktarını, 500 TL’si tedavi gideri, 1370,27 TL’si geçici iş göremezlik zararı, 7.231,05 TL’si daimi iş göremezlik zararı olmak üzere toplam 9.101,32 TL’ye yükseltmiştir.
Davalılar ve vekilleri, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan kanıtlara göre; davacının %75, davalı sürücünün %25 oranında kusurlu olduğu, davacıda %4 oranında maluliyet oluştuğu kabul edilerek, davanın kısmen kabulüne ve 2.559,66 TL daimi iş göremezlik tazminatı ile 5.000 TL manevi tazminatının kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen (davalı … sadece maddi tazminattan poliçe limiti ve dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizden sorumlu olarak) tahsiline karar verilmiş; hüküm, davacı vekili ve davalı … ile Hasan tarafından temyiz edilmiştir.
1-Mahkemece toplanıp değerlendirilen delillere, özellikle oluşa ve dosya içeriğine uygun olarak düzenlenen uzman bilirkişi raporunda belirtilen kusur oranının hükme esas alınmasında bir usulsüzlük bulunmamasına ve manevi tazminatın takdirinde B.K.nun 47.maddesindeki özel haller dikkate alınarak hak ve nesafet kuralları çerçevesinde hüküm
kurulmuş olmasına göre, davalılar … ve Hasan vekilinin tüm, davacı vekilinin ise aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Davacı vekili dava dilekçesinde “müvekkilinin kaza sonrası uzun süre tedavi görmesine rağmen tam olarak iyileşemediğini ve daimi olarak sakat kaldığını” belirterek ve fazlaya dair haklarını da saklı tutarak dava açmış olduğuna göre ,Sosyal sigortalar sağlık işleri tüzüğüne uygun olarak tanzim edilen ve davacının %11,3 oranında malul kaldığına dair 31.7.2009 tarihli bilirkişi rapora itibar edilmesi gerekirken , Konya Numune hastanesinden alınan 30.6.2008 tarihli raporuna göre davacının %4 maluliyet oranını kabul ettiği ve bu oranın davacıyı bağladığının kabulü ile bu orana göre hesaplanan daimi maluliyet tazminatına hükmedilmesi isabetli değildir.
3-Davacı vekili dava ve ıslah dilekçesi ile, tedavi gideri ve geçici iş göremezlik tazminatı da talep etmiş olmasına rağmen bu taleplerle ilgili olarak olumlu yada olumsuz bir karar verilmemesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalılar … ve Hasan vekilinin tüm, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2 ve 3 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA ve aşağıda dökümü yazılı 334,50 TL kalan harcın temyiz eden davalı … ve Hasan Bardakcı’dan alınmasına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 5.4.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.