YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/10223
KARAR NO : 2011/5142
KARAR TARİHİ : 23.05.2011
MAHKEMESİ : Karşıyaka Asliye 1. Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı … vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalı borçlu … … aleyhine icra takibi yaptıklarını, borcu karşılayacak malı bulunamadığını ileri sürerek borçlunun, dava konusu taşınmazdaki hissesini davalı …’ye satışına ilişkin tasarrufun iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı … vekili, davanın reddini savunmuştur.
Diğer davalı borçlu, usulüne uygun davetiye tebliğine rağmen duruşmalara gelmemiş ve davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, taşınmazın satış bedeli ile gerçek değeri arasında fahiş fark bulunduğu gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, yapılan satışta edimler arasında aşırı fark bulunmasına, İİK’nın 278/2 maddesinde edimler arasındaki aşırı farkın bağışlama hükmünde sayılıp yapılan tasarrufun iptale tabi olduğunun öngörülmesine, 3. kişi tarafından taşınmazın tasarruf tarihindeki bilirkişilerce belirlenen gerçek değerinin ödendiğinin yasal ve inandırıcı delillerle kanıtlanamamasına, edimler arasında fahiş farkın bulunduğu hallerde 3. kişinin iyi niyet iddiasının dinlenemeyeceğine ve kararda yazılı diğer gerekçelere göre davalı … vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine,
2-Davanın kabulüne karar verildiği halde taşınmaz üzerinde bulunan ipotek ve icra işlemlerine yönelik olarak hüküm kurulmuş ve Mahkemece yargılama sırasında konulan ihtiyati haciz mahiyetindeki ihtiyati tedbirin hüküm kesinleşinceye kadar devamına karar verilmiş ise de tasarrufun iptali davalarında dava kabulle sonuçlandığı takdirde, alacaklı tarafından başlatılacak bir icra takibi
olmayacağı, İİK’nun 281/2 maddesi uyarınca uygulanan ihtiyati haczin tasarrufun iptali davasının kabulü ile kesin hacze dönüşeceği ve davacı alacaklının verilen ilamı icra dosyasına ibrazı ile cebri icra işlemine devam edileceği gözetilmeden mahkemece ihtiyati haciz mahiyetindeki ihtiyati tedbirin kararın kesinleştiği tarihle sınırlandırması doğru değildir. Ne var ki bu hususlar yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden, kararın HUMK’nun 438/7. maddesi uyarınca düzeltilerek onanması gerekir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı … vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı … vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hüküm fıkrasının 1 nolu bendinde yer alan ”kabulü ile” ibaresinden sonraki kısmın çıkarılarak yerine “Davalı … tarafından diğer davalıya …’e 27/07/2009 tarihinde yapılan satış işlemine ilişkin tasarrufun, İİK’nın 283/I fıkrası gereğince Karşıyaka 2. İcra Müdürlüğünün 2009/5620 sayılı takip dosyasındaki alacak ve ferileri ile sınırlı olacak şekilde iptali ile borçluya ait hisse oranında cebri icra yetkisi tanınmasına” ibaresinin yazılmasına ayrıca hüküm fıkrasının 6 numaralı bendinin tamamen çıkarılmasına ve hükmün düzeltilmiş bu hali ile ONANMASINA ve aşağıda dökümü yazılı 2.004,00 TL kalan harcın temyiz eden davalı …’den alınmasına 23.5.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.