YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/3962
KARAR NO : 2010/1787
KARAR TARİHİ : 02.03.2010
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın açılmamış sayılmasına dair verilen hükmün süresi içinde, davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, müvekkilinin kasko sigortacısı olduğu aracın, davalıların işleteni, sürücüsü olduğu aracın neden olduğu kaza sonucunda hasar gördüğünü hasar bedelinin sigortalıya ödendiğini ileri sürerek, 1.762,99 TL’nin davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın üç kez işlemden kaldırıldığı gerekçesi ile HUMK’nun 409/5. maddesi uyarınca açılmamış sayılmasına karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dava, kasko sigorta sözleşmesinden kaynaklanan rücuan tazminat istemine ilişkindir.
HUMK’nun 409/1 ve 2.maddesinde “oturuma çağrılmış olan tarafların hiç biri gelmediği veya gelip de davayı takip etmeyeceklerini bildirdikleri takdirde dava yenileninceye kadar dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilir. Oturum gününü belli edilmesi için tarafların başvurması gereken hal-lerde, gün tesbit edilmemiş ise son işlem tarihinden itibaren bir ay geçmekle birinci fıkra hükmü uygulanır” hükmüne yer verilmiştir. Buna göre taraflardan biri, duruşmaya gelmemiş veya mazeret dilekçesi göndermiş ve
Mahkeme tarafından mazeretin kabulüne karar verilmiş ise, o tarafın davetiye ile bundan sonraki duruşmaya çağrılması gerekir. Yoksa, o tarafın duruşma gününün mahkeme kaleminden öğrenilmesine karar verilemez. Usulde, mazeret üzerine gelmeyen tarafın duruşma gününün mahkeme kaleminden öğrenilmesine dair bir hüküm de yoktur.
Somut olayda, davacı vekili 03.07.2008 tarihli duruşmaya katılamayacağını faks ile bildirmiş; mahkemece mazeret beyanının kabulüne ve duruşma gününün kalemden öğrenilmesine, duruşmanın 11.9.2008 tarihine bırakılmasına karar verilmiş, davacı vekili söz konusu duruşmaya katılmadığı ve davanın ikiden fazla işlemden kaldırıldığı gerekçesi ile davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
Bu durumda, yukarıda açıklanan usul hükümlerine göre, mahkemece davacının mazeretli olduğu kabul edildikten sonra duruşma gününün kendisine bildirilmeden yokluğunda yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
2-Kabule göre de, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca davalı lehine maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken fazla vekalet ücretine karar verilmesi isabetli değildir.
SONUÇ: Yukarıda 1 ve 2 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 02.03.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.