Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2009/7222 E. 2010/2269 K. 22.03.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/7222
KARAR NO : 2010/2269
KARAR TARİHİ : 22.03.2010

MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ

Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 225 ada 1 parsel sayılı 392.834,64 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, kadimden beri köy halkının mera olarak kullanması nedeniyle mera vasfıyla orta malı olarak sınırlandırılmıştır. Davacılar …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, … ve …, …, …, …, …, …, …, …, yasal süresi içinde imar ve ihya ile kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak taşınmazın bir bölümünün adlarına tescili istemi ile ayrı ayrı dava açmışlardır. Mahkemece dava dosyaları birleştirilerek yapılan yargılama sonunda davanın reddine ve çekişme konusu 225 ada 1 sayılı parselin tespit gibi mera vasfıyla orta malı olarak sınırlandırılmasına karar verilmiş; hüküm, tüm davacılar tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, 1987 yılı hava fotoğraflarına göre taşınmazın içinde birkaç parça halinde çok küçük alanların sürülü olduğu, kalan bölümünün ise hali arazi niteliğinde görüldüğü, hava fotoğraflarına aykırı beyanlara itibar edilemeyeceği ve bu durumun sürülü yerlerin meradan açılmış olma ihtimalini kuvvetlendirdiği kabul edilmek suretiyle karar verilmiş ise de; yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hüküm için yeterli bulunmamaktadır. Taşınmaza komşu bulunan tüm taşınmazların kadastro tespit tutanakları ve dayanakları olan kayıtlar getirtilip uygulanarak, taşınmaz yönünü ne olarak okuduğu denetlenmemiştir. Fen bilirkişi tarafından 1988 yılı hava fotoğrafları uygulanarak o tarihte taşınmazın içinde kullanılan yerler işaretlenerek ve yüzölçümleri hesap edilerek belirlenmiştir. 1988 yılından sonra taşınmazın genişleterek kullanıldığı anlaşılmaktadır. Ancak, taşınmazın 1988 yılında kullanılan ve kullanılmayan bölümlerinin öncesinin ne olduğu, kadim mera olup olmadığı tam olarak anlaşılamamaktadır. Toprak Tevzi Komisyonunca yapılan mera çalışmasına ilişkin mera norm kararı ve varsa haritası uygulanmamıştır. Doğru sonuca varılabilmesi için öncelikle taşınmaza kuzey ve batıdan sınır bulunan tüm komşu parsellerin kadastro tespit tutanaklarının onaylı örnekleri ve uygulanan kayıtlar ve oluşum belgeleri, Toprak Tevzi Komisyonunca düzenlenen mera norm kararı ve haritaları getirtildikten sonra mahallinde tarafsız, yöreyi iyi bilen davada yararı bulunmayan komşu köylerde ikamet eden şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişilerle, aynı yönteme göre tespit edilecek taraf tanıkları, tespit bilirkişileri ve 3 kişilik ziraat mühendisleri kurulu katılımı ile keşif yapılmalıdır. Keşif sırasında taşınmaza komşu bulunan tüm parsellerin tutanak ve dayanakları uygulanarak taşınmaz yönünü ne gösterdiği belirlenmeli, Toprak Tevzi Komisyonunca düzenlenen mera norm tutanağı ve haritası kadastro paftası ile çakıştırılmak suretiyle yerel bilirkişiler yardımı ile fen bilirkişi eli ile uygulanmalı, toprak tevzi çalışmalarında taşınmazın ne olarak bırakıldığı araştırılmalı, fen bilirkişiden uygulamayı kroki üzerinde gösterir rapor alınmalı, dinlenecek yerel bilirkişi ve tanıklardan taşınmazın geçmişte ne durumda bulunduğu, hangi tarihten beri ve ne şekilde, kim ve kimler tarafından kullanıldığı, kullanmanın ekonomik amacına uygun olup olmadığı, 1988 yılı hava fotoğraflarına göre kullanılan ve kullanılmayan yerlerin öncesinin niteliğinin ne olduğu, taşınmazın kadim mera olup olmadığı, sınırında bulunan ve aynı şekilde davalı bulunan 227 ada 19 sayılı parselin de mera olup olmadığı, kuzeyde bulunan 204 ada 43 sayılı mera parseli ile arada bulunan yolun kadim olup olmadığı, hususları etraflıca sorulup saptanmalı, bilirkişi ve tanık beyanları komşu parsellerin tutanak ve dayanakları ile denetlenmeli, beyanlar arasında doğabilecek çelişkiler giderilmeli, tespit bilirkişileri imzadan imtina ettiğinden tanık sıfatı ile dinlenerek taşınmazın öncesinin ne olduğu hususunda bilgileri alınmalıdır. Keşfe katılacak 3 kişilik uzman ziraat bilirkişi kurulundan, önceki keşif sonucu dosyaya ibraz edilen ziraat bilirkişi raporundaki bulguları da değerlendirebilecek biçimde çekişmeli taşınmazın niteliği, toprak yapısı, komşu taşınmazlara göre arz ettiği özellikler, mera niteliğinde bulunup bulunmadığı konusunda bilimsel verilere dayalı ayrıntılı rapor alınmalı, uzman fen bilirkişisine keşfi takibe imkan verir ve mera norm kararı ve haritalarının, Kadastro paftalarının çakıştırılarak kroki üzerinde uygulamasını gösterir rapor düzenlettirilmeli, taşınmazın niteliğinin belirlenmesi için güneyde bulunan aynı şekilde mera vasfıyla tespit edilen ve şahısların açtığı dava nedeniyle davalı bulunan 227 ada 19 sayılı taşınmaz hakkında dosyaya ibraz edilen teknik bilirkişi raporları ve toplanan deliller ile inceleme sonuçları gözönünde bulundurulmalı, taşınmazın 1988 yılında sürülü olan bölümleri ile sürülü olmayan bölümlerinin niteliğinin ne olduğu, kadim mera olup olmadığı kesin olarak tespit edilmeli, kadim mera olmadığının anlaşılması halinde 1988 yılında kullanılmayan bölümler yönünden tespit tarihine kadar 20 yıl geçip geçmediği değerlendirilmeli, ondan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir. Mahkemece bu hususlar yerine getirtilmeksizin eksik inceleme ile yazılı olduğu şekilde hüküm kurulmuş olması isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 22.03.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.