YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/6269
KARAR NO : 2012/5520
KARAR TARİHİ : 20.06.2012
MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Yargıtay bozma ilamında özetle; “taraflardan yeniden tanık göstermelerinin istenilmesi, önceden dinlenen yerel bilirkişi, tanıklar ve tespit bilirkişileri ile gösterilecek tanıkların katılımıyla yeniden keşif yapılarak Bedrettin Görkök terekesinin tüm mirasçılarının katılımı ile usulüne uygun taksim edilip edilmediğinin, edilmişse her bir mirasçıya hangi mevkiden taşınmaz verildiğinin, kimin hangi tarihten beri zilyet olduğunun, taksim dışı kalan yerler olup olmadığının sorulup saptanması, her bir mirasçıya verilen parsellerin tutanakları getirtilip incelenerek bilirkişi ve tanık sözlerinin denetlenmesi, geçerli bir taksimin olmadığı hallerde mirasçılar arasında zamanaşımı hükümlerinin işlemeyeceğinin düşünülmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi” gereğine değinilmiştir. Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda davanın reddine, 2003/155 Esas ve 2007/324 Esas sayılı veraset ilamlarındaki payları oranında kök muris Mustafa Bedrettin Görkök mirasçıları adına tesciline karar verilmiş, hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyulduğu halde gerekleri yerine getirilmemiş; taraflar arasında fiili taksimin varlığı kabul edilse dahi bu taksimin aynı mahkemenin 20.06.2008 tarih ve 2006/92 Esas, 2008/142 sayılı kararı ile fiili taksimin uygulanma imkan ve ihtimalinin kalmadığı kabul edilmek sureti ile davanın reddine karar verilmiş ise de; mahkemenin kabulü dosya içeriğine uygun bulunmamaktadır. Ayvacık Kadastro Mahkemesince 2006/92 Esas, 2008/142 sayılı kararına konu dava dışı 112 ada 23 ve 47 sayılı parsellere karşı davacılar … ve …, miras yolu ile gelen hak ve taksime dayanarak taşınmazların bağımsız bölümler halinde adlarına ve davalılar adına tescili için dava açmıştır. Ayvacık Kadastro Mahkemesince 2006/92 Esas, 2008/142 sayılı kararı ile çekişmeli taşınmazların öncesinin tarafların murisi Bedrettin Görkök’e ait olduğu ve ölümü ile mirasçılar arasında taksim edildiği kabul edilmekle beraber Toprak Koruma ve Arazi Kullanma Kanunu’nun tarım arazilerinde 20 dönüm, zeytinlik arazilerde 5 dönümden az olan miktarların bölünemeyeceği, davaya konu taşınmazların miktar itibarı ile ifraz ve taksiminin mümkün olmadığı kabul edilerek davanın reddi ile çekişmeli taşınmazların tespit gibi tesciline karar verilmiş, bu karar Dairemizin 05.10.2009 tarih ve 2009/7435 Esas ve 2009/6174 sayılı kararı ile onanmıştır. Mahkemece bu karar esas alınarak bozma ilamında belirtilen hususlar araştırılmadan hüküm kurulmuştur. Oysa mahkemenin mezkûr 2006/92
Esas sayılı kararında taşınmazların ayrı ayrı bölümler halinde tescili talep edildiğinden ifrazının mümkün olmadığı kabul edilmiştir. Somut olayda ise taksime dayanılarak dava konusu taşınmazın tamamının tescili talep edilip, ifraz istemi bulunmadığına göre, sözü edilen kararın bu davada bağlayıcı niteliği yoktur. Öte yandan, bozma kararına uyulması ile bozma kararı lehine olan taraf yararına usuli müktesep hak oluşur. Bu hakkın zedelenmemesi için bozma kararında belirtilen hususların yerine getirilmesi gerekir. Hal böyle olunca önceki Yargıtay ilamında değinildiği gibi taraflar arasında görülen başkaca davalar varsa onlara ilişkin dava dosyaları getirtilip, taraflardan yeniden tanık göstermeleri istenmeli, dosya tamamlandıktan sonra mahallinde yaşlı, tarafsız ve yöreyi iyi bilen yerel bilirkişiler ile tanıklar ve tespit bilirkişileri huzuru ile yeniden keşif icra edilmeli, keşif sırasında dinlenecek yerel bilirkişiler, tarafların delil listelerinde isimleri yazılı tüm tanıklar ve tespit bilirkişilerin tamamı ayrı ayrı taşınmazlar başında dinlenilip bu şahıslardan; Bedrettin Görgök terekesinin tüm mirasçıların katılımı ile usulüne uygun taksim edilip edilmediği, taksime tabi tutulmuş ise çekişmeli taşınmazın kime isabet ettiği, davacı tarafa isabet etmiş ise diğer mirasçılara ne verildiği, taşınmaz verilmiş ise nereden verildiği ve diğer mirasçılara verilen taşınmazların akibetlerinin ne olduğu, taşınmazların kim tarafından ne suretle hangi tarihten beri kullanıldığı, taksim dışı kalan yerler olup olmadığı etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı; her bir mirasçıya verilen parsellerin tutanakları getirtilip incelenerek bilirkişi ve tanık sözleri denetlenmeli, bundan soma tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir. Mahkemece bu hususlar göz ardı edilerek eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olup, temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 20.06.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.