Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2011/654 E. 2011/7883 K. 20.09.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/654
KARAR NO : 2011/7883
KARAR TARİHİ : 20.09.2011

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı … şirketi vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, müvekkiline ait aracın davalı şirkete kasko sigorta poliçesi ile sigortalı olduğunu, aracın trafik kazası sonucu ağır hasar gördüğünü, sigorta şirketi ile araç değeri üzerinde mutabakat sağlandığını ancak araç bedelinin sigorta şirketi tarafından ödenmediğini belirterek 11.500 TL. tazminatın olay tarihinden ticari faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili, davacıya ait aracın pert olması nedeniyle 11.500 TL araç bedeli üzerinde anlaşma sağlandığını, ancak davacının araç kaydı üzerinde vergi borcu nedeniyle konulan haczi kaldırmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre; davanın kabulü ile 11.500 TL tazminatın 11.4.2007 tarihinden işleyecek ticari faizi ile davalıdan tahsili ile dava konusu araç üzerinde haczi bulunan Akçaabat Vergi Dairesi Müdürlüğüne ödenmesine, araç bedeli ödendiğinde vergi dairesinin araç üzerinde bulunan haczi kaldırması gerektiği hususunun dahili davalı Hazine’ye ihtarına karar verilmiş; hüküm, davalı … şirketi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava, kasko sigortası sözleşmesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
Taraflar arasında geçerli kasko sigorta sözleşmesi Poliçe Genel Şartlarının B.3.1.2.1.maddesinde “onarım masrafları, sigortalı taşıtın rizikonun gerçekleştiği tarih-
teki değerini aşar ya da taşıt onarım kabul etmez ise taşıt tam hasara uğramış sayılır. Bu durumda değeri tamamen ödenen araç ve aksamı, talep ettiği takdirde sigortacının malı olur” hükmüne yer verilmiştir. Bu hükümden açıkça anlaşılacağı üzere, davalı … şirketi meydana gelen hasar bedelini tamamen poliçe limitleri içerisinde ödeme yükümlülüğü altında olup sigortalanan araç hurdasının sigorta ettiren tarafından kendisine verilmesi istenmedikçe sigortacı tarafından davacı … ettirenin uhdesinde bırakıp hurda bedelini tazminattan düşmesi olanaklı değildir. Zira, kasko sigortasında aslolan amaç, zarar bedelinin tamamen karşılanmasıdır.
Davalı vekili davacıya ait aracın pert olarak değerlendirilmesi konusunda davacı ile mutabakat sağlandığını, ancak araç kaydı üzerinde bulunan hacizlerin kaldırılmaması nedeniyle araç sigorta şirketine devredilemediğinden ödeme yapılmadığını belirtmiştir. Bu durumda mahkemece taraflar arasında geçerli kasko sigorta sözleşmesi genel şartlarının B.3.1.2.1. maddesi de dikkate alınarak aracın davalı … şirketine tesliminin sağlanamadığı hallerde araç hurdasının davacı sigortalıya bırakılarak sovtaj bedelinin aracın değerinden mahsup edilmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken HUMK. 74. maddesindeki “Kanunu Medeni ile muayyen hükümler mahfuz olmak üzere hakim her iki tarafın iddia ve müdafaalariyle mukayyet olup ondan fazlasına veya başka bir şeye hüküm veremeyeceği” şeklindeki düzenlemeye aykırı şekilde davada taraf sıfatı bulunmayan … lehine hüküm kurulmuş olması doğru görülmemiştir.
SONUÇ; Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 20.9.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.