YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/5308
KARAR NO : 2010/367
KARAR TARİHİ : 25.01.2010
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki rücuan tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün, süresi içinde davacı … vekili ve davalı Belediye Başkanlığı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, müvekkili şirkete kasko sigortalı araçta meydana gelen 15.00,000 TL hasar bedelinin sigortalıya ödendiğini, sovtaj bedeli olan 4,100 TL’nin mahsubu ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 8.175,00 TL tazminatın ödeme tarihinden işleyecek reeskont faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir.
Davalı Belediye Başkanlığı vekili kusur oranını kabul etmediklerini, davanın reddini savunmuştur.
Diğer davalı duruşmalara katılmamış savunma yapmamıştır.
Mahkemece toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna göre davalının % 25 kusur orsanına isabet eden 2.625,00 TL’sı tazıminatın ödeme tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiş; hüküm, davacı … vekili ve davalı Belediye Başkanlığı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Davalı Belediye Başkanlığının temyiz itirazları yönünden; Dava TTK.’nun 1301. maddesinden kaynaklanan rücuen tazminat istemine ilişkindir. Dava konusu kaza nedeniyle düzenlenen kaza tespit tutanağında … Belediyesinin kazanın meydana geldiği yolda sel sularının neden olduğu çamurları temizlenmesi için önlem alınmadan yapılan çalışma sırasında kazanın meydana geldiği belirtilmiş, davacı şirkete Sigortalı araç ile davalı belediyeye ait aracın çarpıştıkları belirtilmiştir. Mahkemece alınan bilirkişi raporunda davalı tarafın sol şeridi temizleme yaptığı sırada karşıdan gelen araçları uyaracak şekilde önlem almaması nedeniyle kusurlu olduğu belirtilmiştir. Her ne kadar bilirkişi raporunda davalı belediye ve araç sürücüsü ayrımı yapılmadan davalı taraf olarak belirtilmiş olup yol çalışması yapılması sırasında güvenlik tedbirlerini alma görevi o işlemi yapan belediyeye ait olup hizmet kusurudur. Bir kamu tesisinin gerek yapılmasındaki, gerekse kullanılması veya muhafazasındaki kusurdan doğan zararlar idari karar ve eylemlerden doğan zararlar niteliğinde bulunduğundan onların ödetilmesi, istekleri tam yargı davasının konusunu oluşturur. Bu davaların ise 2577 sayılı idari yargılama usulü kanunun 2.maddesi hükmünce idari yargı yerinde açılması gerekir. Yargı yolu dava şartlarından olup mahkemece resen incelenmesi gerektiği halde, (HUMK.nun7/1 ve 428/2 mad.) mahkemece dava dilekçesinin davalı belediye yönünden yargı yolu bakımından reddi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
2-Davacı … şirketinin temyiz itirazlarına gelince; kaza tespit tutanağında davalı belediyeye ait iş makinasının davacı şirkete sigortalı aracın şeridi üzerinde ters yönde çalışma yaptığı ve bu çalışmaya ilişkin herhangi bir önlem alınmamış olduğu belirtilmiş davalı sürücünün asli kusurlu olduğu davacı sigortalısının ise tali kusurlu olduğu belirtilmiş Adli tıp kurumundan alınan rapaorda ise davalı tarafın önlem almadan çalışma yaptığı karşıdan gelenleri uyaracak şekilde önlem almaması nedeniyle %25 oranında davacı sigortalısının ise yola gereken dikkatini vermediği gerekçesi ile %75 oranında kusurlu olduğu belirtilmiştir. Bu hale göre kendi şeridinde seyir halinde olan ve hava ve yol koşullarına göre sel nedeniyle yol üzerindeki çamurların kaldırılması için yol çalışması yapılmasına rağmen yeterli önlem alınmayan yolda meydana gelen kaza nedeniyle davacı sigortalısına verilen kusur oranı olaya ve delillere uygun değildir. Mahkemece davacı vekilinin itirazları da değerlendirilerek kaza tespit tutanağı ve bilirkişi raporu arasındaki çelişkiyi giderecek şekilde konusunda uzman İTÜ den seçilecek bilirkişi heyetinden davalı belediyeye ait araç sürücüsünün ve davacı şirkete sigortalı araç sürücüsünün kusur oranları ayrı ayrı beirlenerek sonucuna göre davalı belediye hakkındaki davanın yargı yolu bakımından reddine, araç sürücüsünün kusuru oranında sorumlu tutulmasına karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı belediye vekilinin temyiz itirazlarının kabulüne, 2 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı … Sigorta A.Ş. vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacı … ve davalı … Belediye Başkanlığına geri verilmesine 25.01.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.