Yargıtay Kararı 1. Hukuk Dairesi 2022/205 E. 2022/2733 K. 04.04.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/205
KARAR NO : 2022/2733
KARAR TARİHİ : 04.04.2022

MAHKEMESİ : SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 1. HUKUK DAİRESİ
DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince verilen davanın reddine ilişkin kararın, davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından yapılan inceleme sonucunda; başvurunun esastan reddine dair verilen karar, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde, tarafların kardeş olduğunu, babalarının ölümünden sonra intikal eden taşınmazları kendi aralarında paylaştıklarını, davalının 1898 parsel sayılı taşınmazdaki hissesini davacıya, davacının ise 1938 parsel sayılı taşınmazdaki hissesini davalıya devretmek üzere anlaştıklarını, devir işlemleri için tapuya başvurduklarında hatalı olarak 1898 parselin davalı adına, 1938 parselin ise davacı adına tescil edildiğini, tarafların hatayı fark etmeyerek taşınmazları anlaşma doğrultusunda kullandıklarını, durumu yeni fark eden müvekkilinin davalıyla görüşmelerinin olumsuz sonuçlandığını, müvekkilinin 1938 parsel sayılı taşınmazı devretmeye hazır olduğunu belirterek, 1898 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının iptali ile davacı adına tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde, yapılan taksim işlemi sırasında tapu memurunun gerekli bilgilendirmeyi yaptığını, iddia olunduğu şekilde bir anlaşmanın bulunmadığını, davanın hak düşürücü süre içerisinde açılmadığını, müvekkilinin kendine ait taşınmazı kullandığını, bu taşınmaza davacının bakım yapmasının söz konusu olmadığını belirterek, davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 12/03/2020 tarihli ve 2017/550 E., 2020/91 K. sayılı kararıyla; işlemin 19/08/2015 tarihinde yapıldığı, tapu sicili aleni olduğundan davacının hatayı işlem tarihinde öğrendiği, davanın hak düşürücü süre içerisinde açılmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesinin 01/07/2020 tarihli ve 2020/496 E., 2020/511 K. sayılı kararıyla, güncel tapu kayıtlarının dosya arasında alınmadığı, davacının dava dilekçesi ve aşamalarda hata hukuki nedenine dayandığının açık olduğu, davacının hatayı yenileme kadastrosu sonrasında öğrendiğini beyan ettiği ve bunun aksine delil bulunmadığı, davacı yemin deliline dayanmasına rağmen bu hususun hatırlatılmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf talebinin kısmen kabulüne, mahkeme kararının kaldırılmasına, dosyanın yeniden karar verilmek üzere Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
Mahkemece yeniden yapılan yargılama sonucunda verilen 04/06/2021 tarihli ve 2020/113 E., 2021/131 K. sayılı kararla, davalının yemin ettiği, yeminin kesin delil niteliğinde olduğu, davanın kanıtlanamadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
1. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
2. İstinaf Nedenleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın zilyetliğe dayalı tapu iptali ve tescil davası olduğunu, müvekkilinin davaya konu taşınmazı bedelini ödeyerek aldığını, tanıkların taşınmazın uzun süredir davalı tarafından kullanılmadığını bildirdiği, taşınmazın hata ile tescil edildiğini belirterek, kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
3. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 09/12/2021 tarihli ve 2021/1126 E., 2021/1573 K. sayılı kararıyla; davanın hata hukuki nedenine dayalı olarak açıldığı, yargılama sırasında davanın dayandığı hukuki sebebi değiştiren bir ıslah dilekçesinin sunulmadığı, iddianın kanıtlanamadığı anlaşıldığından istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
1. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Temyiz Nedenleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü itiraz sebeplerini yineleyerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
3. Gerekçe
3.1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, hata hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
3.2. İlgili Hukuk
3.2.1. Bilindiği üzere; sözleşmenin konusu, niteliği ve ödenecek miktar gibi hususlarda dikkatsizliği veya bilgisizliği sonucu gerçek iradesine uymayan beyanda bulunmak suretiyle esaslı hataya düşen tarafın sözleşme ile bağlı sayılamayacağı kuşkusuzdur. Hemen belirtmek gerekir ki, T.Borçlar Kanunu’nda esaslı hatanın tanımı yapılmamış, 31. maddede sınırlayıcı olmamak üzere örnekler gösterilmiştir. Kısaca iç irade ile açıklanan irade arasındaki bilmeyerek yapılan uyumsuzluk olarak tanımlanan hatanın esaslı kabul edilebilmesi için, uygulamada ve bilimsel alanda ortaklaşa benimsendiği gibi, girişilen taahhüdün başlıca sebebini teşkil etmesi, daha açık söyleyişle hem yanılgıya düşen taraf, yönünden (subjektif unsur), hemde iş hayatındaki dürüstlük kuralları (objektif unsur) açısından, hataya düşülmese idi böyle bir sözleşmenin hiç veya açıklanan biçimde yapılmayacağının ispatlanması zorunludur.
3.2.2. Bu koşulların varlığı halinde hataya düşen taraf, isterse iptal hakkını kullanmak suretiyle hukuki ilişkiyi geçmişe etkili (makable şamil) olarak ortadan kaldırılabilir ve verdiği şeyi geri istiyebilir. Yeter ki hatanın ileri sürülmesi T.Borçlar Kanunu’nun 34. ve Medeni Kanun’un 2. maddesinde hükme bağlanan dürüstlük kuralına aykırı olmasın. Hemen belirtmek gerekir ki, sözleşme yapılırken hataya düşen tarafın kusurlu bulunması sözleşmenin iptaline engel değildir. Ne var ki, T.Borçlar Kanunu’nun 35. maddesinde öngörüldüğü gibi hatayı bilmeyen veya bilecek durumda bulunmayan ve kusursuz olan karşı tarafın menfi, gerektiğinde müsbet zararının ödenmesi gerekir.
3.2.3. Öte yandan, iptal hakkının kullanılması hiçbir şekle bağlı değildir. Hatanın öğrenildiği tarihten itibaren bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde, sözleşmenin karşı tarafına yöneltilecek tek taraflı bir irade açıklaması ile bildirilebileceği gibi def’i veya dava yoluyla da kullanılabilir. Ayrıca hatanın varlığı her türlü delille ispat edilebilir.
3.3. Değerlendirme
Dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayanağı olan ve (V/3.2.) no.lu paragraflarda açıklanan yasal ve hukuksal gerekçeye göre Bölge Adliye Mahkemesince (IV/3.) no.lu paragrafta gösterilen gerekçeyle yazılı şekilde karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik yoktur.
VI. SONUÇ
Açıklanan nedenlerle; davacı vekilinin yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı 21,40 TL bakiye onama harcının davacıdan alınmasına, 04/04/2022 tarihinde kesin olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.