YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/16
KARAR NO : 2010/2535
KARAR TARİHİ : 26.03.2010
MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 12940 parsel sayılı 5258,57 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olması nedeniyle meşelik niteliği ile Hazine adına tespit edilmiştir. Davacı …, yasal süresi içinde vergi kaydı ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne ve çekişme konusu 12940 sayılı parselin davacı … adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece davacı yararına 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 14.maddesinde öngörülen zilyetlikle mülk edinme şartlarının gerçekleştiği kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de; yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır. Taşınmaz ve komşu bulunan 12939, 12941 ve 12914 parsel sayılı taşınmazlar kadastro tespiti sırasında, meşelik niteliğinde olmaları nedeniyle Hazine adına tespit edilmiştir. Mahallinde yapılan keşif sonucu dosyaya ibraz edilen ziraat bilirkişisinin raporunda da, üzerinde budanarak büyütülmüş meşe ağaçlarının bulunduğu, çekişmeli taşınmazın doğusunda ve güneyinde de meşelik araziler olduğu belirtilmiştir. Bu nedenle, taşınmaz hakkında yöntemince orman araştırması yapılması gereklidir. Sağlıklı sonuca varılabilmesi için öncelikle taşınmazın başında, uzman orman mühendisi ve ziraat mühendisinin katılımı ile keşif yapılmalı, orman kadastrosu yapılmış ise orman kadastro haritası ve tutanağı ormancı bilirkişi aracılığıyla usulen mahalline uygulanmalı ve kapsamları belirlenmeli, orman kadastrosunun yapılmamış olması halinde ise 1/25.000 ölçekli memleket haritası, amenajman planı ve hava fotoğrafları uygulanmak suretiyle taşınmazın 6831 sayılı orman Kanunu’nun 1.maddesi uyarınca orman sayılan yerlerden olup olmadığı yönünde ormancı bilirkişiden rapor alınmalı, taşınmazın bitki örtüsü ve toprak yapısı hususunda ziraatçı bilirkişiden de ayrıntılı rapor alınmalı bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir. Eksik inceleme ile yazılı olduğu şekilde hüküm kurulmuş olması isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 26.03.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.