YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/4299
KARAR NO : 2011/4682
KARAR TARİHİ : 07.07.2011
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı Hazine tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında dava konusu 52 parsel sayılı 13000 m2 yüzölçümündeki taşınmaz Tutak Tapulama Mahkemesi’nin 1983/90-1985/143 E.K. sayılı ilamıyla Kadastro Müdürlüğü’ne iade edildiğinden sözedilerek ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak ölü olduğu belirtilmek suretiyle … adına tespit edilmiştir. Davacı Hazine dava konusu taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olduğunu öne sürerek dava açmıştır. Mahkemece davanın kısmen kabulüne, 52 parsel sayılı taşınmazın uzman bilirkişi tarafından düzenlenen 22.6.2010 tarihli haritada (A) harfi ile gösterilen 6500 m2 yüzölçümümdeki bölümünün davacı Hazine adına, geriye kalan 6500 m2 yüzölçümündeki bölümünün … mirasçıları adına payları oranında tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava ve temyize konu 52 parsel sayılı taşınmazın temyize konu bölümü üzerinde tespit gününde adına tescil kararı verilen zilyet davalı taraf yararına 3402 sayılı Kadastro Kanununun 14. maddesi hükmünde öngörülen kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile taşınmaz edinme koşullarının gerçekleştiği, mahkemece yapılan keşif, uygulama ve toplanıp değerlendirilen delillerle belirlenmiştir. Bu nedenler ve hükümde gösterilen diğer gerekçelere göre mahkemece oluşturulan hükümde bir isabetsizlik bulunmadığından davacı Hazine’nin sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ne var ki; mahkeme hükmünden sonra 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6099 Sayılı Yasa ile değişik 3402 Sayılı Kadastro Kanunu’nun 36/A ve geçici 11. maddelerinde “Kadastro işlemi ile oluşan tespit ve kayıtların iptali için Devlet veya diğer kamu kurum ve kuruluşları tarafından kayıt lehtarına karşı Kadastro Mahkemeleri ile genel mahkemelerde açılan davalarda davalı aleyhine vekalet ücreti dahil, yargılama giderine hükmolunmaz ve bu hüküm henüz infaz edilmemiş yargı kararlarına da uygulanır.” hükmü öngörülmüştür. Bu yasal değişiklik nedeniyle davalı aleyhine vekalet ücreti dahil yargılama giderine hükmolunmaması gerekirken, yazılı şekilde hüküm oluşturulması sonradan yürürlüğe giren ve geçmişe etkili sonuç doğuran yasal düzenlemelere aykırı ise de; yanılgının giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirmediğinden hükmün 3 ve 4. bentlerinin hüküm yerinden çıkartılmasına, yerine 3. bent olarak “Davacı Hazine tarafından yapılan masrafların kendi üzerinde bırakılmasına,” sözlerinin yazılmasına hükmün düzeltilen bu şekli ile ONANMASINA, hüküm düzeltilerek onandığından ve Hazine harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, 07.07.2011 gününde oybirliği ile karar verildi.