YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/6707
KARAR NO : 2011/10481
KARAR TARİHİ : 14.11.2011
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı alacaklının talebi üzerine mahkemece verilen ihtiyati haciz kararına, davalı borçluların itirazı sonucu talebin reddine dair hükmün, süresi içinde borçlu davalı borçlular vekilince temyiz edilmesi üzerine, dosya incelendi. Gereği konuşulup düşünüldü:
-K A R A R-
Alacaklı vekili, borçluların murisi …’a ait araç sürücüsünün tam kusurlu olarak karıştığı trafik kazası sonucu yaralanan şahıslara, aracın trafik sigortası bulunmadığından, KTK.’nun 108. ve … Yönetmeliğinin 8. maddesi uyarınca toplam 115.004.00 TL maluliyet tazminatı ödediklerini belirterek, bu meblağın rücuen tahsili amacıyla ihtiyati haciz talebinde bulunmuş, mahkemece, talebin İİK.’nun 257. maddesindeki koşullara uygun olduğu gerekçesiyle, borçluların borca yetecek kadar menkul, gayrimenkul malları ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacaklarının ihtiyaten haczine karar verilmiştir.
Borçlular vekili, kusur tespitinin yargılamayı gerektirdiğini, temerrüdün gerçekleşmediğini, müvekkillerinin mirası reddettiklerini bildirerek, ihtiyati haciz kararının kaldırılmasını istemiştir.
Mahkemece, duruşma açılarak, İİK.’nun 265. maddesinde sayılan hallere girmeyen ihtiyati hacze itirazın reddine karar verilmiş; hüküm, davalı borçlular vekilince temyiz edilmiştir.
Dava, alınan ihtiyati haciz kararına itiraz istemine ilişkindir.
İİK.’nun 265. maddesi hükmü uyarınca, borçlu, ihtiyati haczin dayandığı sebeplere, mahkemenin yetkisine ve teminata karşı mahkemeye müracaatla itiraz edebilir.
İİK.’nun ihtiyati haciz şartlarını düzenleyen 257/1. maddesinde, rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısının, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebileceği düzenlenmiştir. Anılan maddenin ikinci fıkrasında da, vadesi gelmemiş borçtan dolayı hangi hallerde ihtiyati haciz istenebileceği düzenlenmiştir.
Somut olayda, Reyhanlı Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2010/366 – 402 Esas ve Karar sayılı ilâmı ile davalı borçluların tümü mirası reddettiklerinden, ihtiyati haciz isteminde bulunabilmek için İİK.’nda aranan koşullar gerçekleşmemiştir.
O halde mahkemece, ihtiyati hacze yapılan itirazın kabulü gerekirken, yazılı şekilde reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı borçlular vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı borçlulara geri verilmesine 14.11.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.