YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/4855
KARAR NO : 2012/6861
KARAR TARİHİ : 20.09.2012
MAHKEMESİ : ANKARA 11. İCRA MAHKEMESİ
Ticaret şirketlerinde hukuken veya fiilen yönetim yetkisine sahip olanların alacaklıları zarara uğratmak kastiyle ticarî işletmenin borçlarını kısmen veya tamamen ödememesi suçundan sanıklar …, … ‘nun İİK’nun 331/a, TCK’nun 50. maddeleri gereğince 6 ay hapis ve 400,00 TL Adli para cezası ile cezalandırılmalarına karar verilmiş, hüküm yasal süresi içerisinde sanıklar müdafileri tarafından ayrı ayrı temyiz edildiğinden, Yargıtay C.Başsavcılığının bozma istemli tebliğnamesiyle dosya Daireye gönderilmiş olmakla, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okunarak; GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Atılı suçun oluşumu için, takibin kesinleştiği tarih itibariyle borçlu şirketin borcu ödeme gücünün bulunması ve şirketi hukuken ya da fiilen yönetim yetkisi bulunan sanıkların alacaklıyı zarara uğratmak kastiyle şirket borcunu kısmen veya tamamen ödememesi gerekmektedir. Hal böyle olunca, takibin kesinleştiği tarih itibariyle şirketin borcu ödeme gücüne sahip olup olmadığı belirlenmek üzere borçlu şirket defter ve belgeleri ile banka hesapları üzerinde karşılaştırmalı olarak bilirkişi marifetiyle inceleme yaptırılıp, sonucuna göre sanıkların hukuki durumunun tespiti gerekirken, eksik inceleme ile sanıkların cezalandırılmalarına karar verilmesi,
Kabule göre de;
1- Hapis cezası asgari hadden tayin edilmesine rağmen, aynı gerekçeyle adli para cezasının asgari hadden ayrılarak belirlenmesi,
2- 5252 sayılı TCK’nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un 9/3.maddesinde yer alan “lehe olan hüküm, önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenir” hükmü karşısında, “suç tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan 2004 sayılı İİK nun 333/a maddesi ile 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5358 sayılı Yasanın 4. maddesi ile değişik İİK’nun 333/a maddesi ve 765 ile 5237 sayılı TCK’nunlarının ve 647 sayılı Cezaların İnfazı Hakkındaki Kanunun ilgili hükümleri olaya uygulanıp, leh ve aleyhteki hükümleri ayrı ayrı ele alınarak, ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması, cezanın bireyselleştirilmesine ilişkin hükümlerin de kararın gerekçe bölümünde tartışılıp sonucuna göre lehe yasanın belirlenmesi gerekirken, denetime olanak vermeyecek şekilde hüküm tesisi yasaya aykırı olduğundan temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmekle hükmün istem gibi BOZULMASINA, 20.09.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.