YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/11
KARAR NO : 2010/2533
KARAR TARİHİ : 26.03.2010
MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 12939 parsel sayılı 7659,47 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olması nedeniyle meşelik niteliği ile davalı Hazine adına tesbit edilmiştir. Davacı …, yasal süresi içinde vergi kaydına ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne ve dava konusu 12939 sayılı parselin davacı … adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece davacı yararına 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 14. maddesinde öngörülen zilyetlikle mülk edinme şartlarının gerçekleştiği kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de; yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hüküm için yeterli bulunmamaktadır. Çekişmeli taşınmaz kadastro tesbiti sırasında meşelik niteliği ile Hazine adına tespit edilmiş olup, etrafında bulunan 12940 ile 12914 sayılı parselin tespitleri de meşelik niteliği ile yapılmıştır. Mahallinde yapılan keşif sonrası dosyaya ibraz edilen ziraat bilirkişisinin raporunda ise taşınmaz üzerinde budanarak büyütülmüş meşe ağaçlarının bulunduğu belirtilmiştir. Bu nedenle, sağlıklı sonuca ulaşılabilmesi için öncelikle taşınmazın bulunduğu bölgede orman kadastrosunun yapılıp yapılmadığı araştırılmalı, taşınmaz başında uzman orman mühendisi ve ziraat mühendisi bilirkişilerin katılımı ile keşif yapılmalı, orman kadastrosu yapılmış ise orman kadastro haritası ve tutanağı ormancı bilirkişi aracılığıyla usulen mahalline uygulanmalı ve kapsamları belirlenmeli, orman kadastrosunun yapılmamış olması halinde 1/25.000 ölçekli memleket haritası, amenajman planı ve hava fotoğrafları uygulanarak taşınmazın 6831 sayılı Orman Kanunu’nun 1. maddesi uyarınca orman sayılan yerlerden olup olmadığı ile ilgili olarak ormancı bilirkişiden açıklamalı rapor alınmalı, ziraatçi bilirkişiden de, taşınmazın toprak yapısı, bitki örtüsü hususlarında çevre parsellerle mukayeseli şekilde ayrıntılı rapor alınmalı, bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir. Eksik inceleme ile yazılı olduğu şekilde hüküm kurulmuş olması isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 26.03.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.
G/K