YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/9304
KARAR NO : 2012/10317
KARAR TARİHİ : 01.10.2012
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVACI(Alacaklı): …
…
…
Taraflar arasındaki istihkak iddiasının reddi davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı (alacaklı) vekili, Antalya 7. İcra Müdürlüğü’nün 2011/2787 sayılı Takip dosyasında yapılan 10.03.2011 günlü hacze konu menkullerin üçüncü kişiye ait olduğu gerekçesi ile istihkak iddiasında bulunulduğunu, ancak üçüncü kişi şirketin borçlu hakkındaki icra takiplerinin başlamasından sonra eski çalışanları tarafından kurulduğunu, hatta şirket unvanını seçerken borçlu ortaklarının isimlerinin hecelerinin kullanıldığını, haciz mahallinde borçluya ait eşyaların görüldüğünü belirterek davanın kabulü ile istihkak iddiasının reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı (üçüncü kişi) vekili, davalı ve borçlu şirketler arasında ortakları ve adresi itibarı ile bağ bulunmadığını, davalının ortaklarının borçlu şirketin eski çalışanları olması nedeni ile bir kısım evrakın haciz mahallinde görüldüğünü belirterek davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Davalı (borçlu), usulüne uygun davetiye tebliğine rağmen duruşmalara katılmadığı gibi cevap da vermemiştir.
Mahkemece toplanan delillere göre: “dava konusu haczin borçlunun yokluğunda, üçüncü kişinin adresinde yapıldığı, davalı şirketin borçlu şirketin eski çalışanları tarafından, şirketin mali durumunun bozulması üzerine kurulduğu ancak iş yeri ve mal devrinin yapılmadığı“ gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
../…
-2-
2012/9304
2012/10317
Dava, alacaklı tarafından İİK’nun 99. maddesi uyarınca “istihkak iddiasının reddi” davası olarak açılmıştır.
Davalı üçüncü kişi şirket borcun doğumundan kısa bir süre önce borçlunun eski çalışanları tarafından kurulmuştur.
Takibe konu borç borçlunun keşide ettiği bir adet çekten kaynaklanmaktadır ve ticari yaşam içinde çeklerin ileri tarihli olarak düzenlenmesi sıklıkla karşılaşılan bir durumdur.
Haciz mahallinde borçluya ait kolilerin bulunduğu konusunda taraflar arasında bir uyuşmazlık bulunmamaktadır.
Bu koşullarda İİK’nun 97/a maddesindeki mülkiyet karinesinin borçlu, dolayısıyla alacaklı yararına olduğunun kabulü gerekir. İcra Müdürlüğü’nün sehven İİK’nun 99. maddesini uygulaması ispat yükünün yer değişmesi sonucunu doğurmayacaktır.
İspat yükü altında olan üçüncü kişinin dayandığı adi nitelikteki kira sözleşmesi ile tahsilat makbuzları ve faturalar istihkak iddiasını kanıtlamaya elverişli değildir. Gerçekten de faturalar borcun doğumundan sonra düzenlenmiştir ve eşyaların ayırt edici özellikleri yazmadığından mahcuzlarla karşılaştırılması da mümkün olmayacaktır.
Bu koşullarda davanın kabulü ile istihkak iddiasının reddi gerekirken oluşa ve dosya içeriğine uygun düşmeyen gerekçe ile yazılı biçimde karar verilmesi hatalı olmuştur.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacı alacaklıya geri verilmesine 1.10.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.