YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/7646
KARAR NO : 2010/1476
KARAR TARİHİ : 23.02.2010
Mahkemesi :İcra Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı alacaklı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı 3.kişi vekili, … İcra Müdürlüğünün 2008/14176 Esas sayılı dosyasından, 26.11.2008 davacı şirkete ait işyerindeki demirlerin haczedildiğini belirterek, İİK’nun 96 ve devamı maddelerine dayalı olarak davanın kabulü ile haczin kaldırmasını talep etmiştir.
Davalı alacaklı vekili, mülkiyet karinesinin borçlu yararına olduğunu, sunulan belgelerin karine aksini ispat edici nitelikte bulunmadığından, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Davalı borçlu, duruşmalara katılmamış ve cevap dilekçesi sunmamıştır.
Mahkemece, haczin davacıya ait 13 nolu dükkanda yapıldığı ve borçlu ile davacının baba-oğul olmasının alacaklının iddiasını ispata yetirli olmadığından, bahisle davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı alacaklı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava, 3.kişinin İİK’nun 96 ve devamı maddelerine dayalı olarak açtığı istihkak davasına ilişkindir.
Dava konusu taşınır mallar, 26.11.2008 tarihinde borçlunun takip dayanağı belgede yer alan ve ödeme emrinin tebliğ edildiği adreste haczedilmiştir. İİK’nun 97/a maddesinde öngörülen mülkiyet karinesi borçlu dolayısı ile davalı alacaklı yararınadır. Bu yasal karine aksinin davacı 3.kişi tarafından kesin ve güçlü delillerle ispatlanmalıdır.
Dosya içerisindeki belgelerden, borçlu ve davacı 3.kişinin baba-oğul olduğu, … adresinde borçlunun faaliyette bulunduğu ancak, borcun doğumundan sonra No:… deki işyerini davacının borçlu babasında kiralayarak faaliyete başladığı anlaşılmaktadır. Davacı 3.kişi dava konusu haczin kendisine ait … nolu işyerinde yapıldığını ileri sürmüş ise de ,haciz tutanağı içeriğinde haczin borçluya ait … nolu işyerinde yapıldığı açık olarak belirtilmiştir. İİK’nun 8.maddesi gereğince icra tutanakları aksi sabit oluncaya kadar geçerli belge niteliğinde olup,aksi davacı tarafından ispatlanmamıştır.
Kaldı ki, davacıya ait olduğu iddia edilen … nolu işyerinde de haciz sırasında borçluya ait vergi levhası bulunmuş ve bu adres borçlu tarafından borcun doğumundan sonra davacıya kiralanmıştır.
Tüm bu olgular karşısında, mahkemece davanın reddi gerekirken aksi düşüncelerle davanın kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı alacaklıya geri verilmesine 23.02.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.