YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/6999
KARAR NO : 2012/5243
KARAR TARİHİ : 12.06.2012
MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 173 ada 26 ve 27 parsel sayılı taşınmazlar Muğla 1. Asliye Hukuk Mahkemesinde dava konusu olduğundan söz edilerek yüzölçümü haneleri açık bırakılmak suretiyle tespit edilmiştir. Davacı … tarafından davalılar … ve … aleyhine Muğla 1. Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan müdahalenin men’i ve sınır tespiti davası, davaya konu parseller hakkında tutanak düzenlenmiş olması nedeniyle Kadastro Mahkemesine aktarılmıştır. Kadastro Mahkemesinde yapılan yargılama sonunda, dava konusu 173 ada 27 parsel sayılı taşınmazın 362,66 m2 yüzölçümü ile kargir ev, ahır ve arsa niteliğinde davacı … adına, dava konusu 173 ada 26 parsel sayılı taşınmazın 771,02 m2 yüzölçümü ile kargir ev ve arsa niteliğinde davalı … oğlu … adına tespit ve tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı vekili ve davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece ortak sınırın belirlenemediğinden bahisle yazılı şekilde hüküm oluşturulmuş ise de, yapılan araştırma ve uygulama hüküm kurmaya yeterli bulunmamaktadır. Dava konusu taşınmazlar tespitten önce genel mahkemede davaya konu oldukları için yüzölçüm haneleri boş bırakılmak suretiyle tespit edilmişlerdir. Dosya kapsamına göre de, taşınmazların kuzeyde kalan kısmının davacıya, güneyde kalan taşınmaz kesiminin davalıya ait olduğu sabit olup esasen bu yön de taraflar arasında ihtilaf konusu değildir. Taraflar arasındaki ihtilaf, taraflara ait taşınmazlar arasından geçen ortak sınıra ilişkin bulunmaktadır. Hal böyle olunca, öncelikle davanın aktarıldığı Asliye Hukuk Mahkemesinde görülmekte olan dava sırasında düzenlenen 05.06.2002 tarihli fen bilirkişi raporuna ekli kroki mahallinde uygulanarak, aktarılan davanın ve taraflar arasında ihtilaflı kesimin kapsamı belirlenmeli, bundan sonra bu husustaki tarafların iddia ve savunmaları doğrultusunda, mahalli bilirkişi, taraf tanıkları ve tespit bilirkişilerinden özellikle davacı ile davalının bayileri olan davacının kardeşleri arasında miras taksiminde kabul edilen ortak sınır olup olmadığı, ortak sınırın nereden, ne şekilde geçtiği sorulup saptanmalı, bundan sonra toplanmış ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonuca göre hüküm kurulmalıdır. Açıklanan şekilde araştırma ve uygulama yapılmaksızın hüküm kurulması isabetsiz olup, davacı vekilinin ve davalı … vekilinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 12.06.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.