YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/11701
KARAR NO : 2011/5229
KARAR TARİHİ : 24.05.2011
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, müvekkiline ait aracın davalı şirkete kasko sigorta poliçesi ile sigortalı olduğunu, aracın meydana gelen kazada ağır hasar gördüğünü,hasar bedelinin sigortalıya ödenmediğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 13.142,96 TL. tazminatın olay tarihinden işleyecek reeskont faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili, alacak hakkının dain ve mürtehin bankaya ait olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece toplanan delillere göre rehin hakkı sahibi bankanın tazminatın davacıya ödenmesi hususunda muvafakatı bulunmadığı gerekçesi ile davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kasko sigorta sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili istemine ilişkindir. TTK.nun 1269. maddesi uyarınca malı rehin alan kimse sıfatıyla o mal üzerindeki menfaatini kendi adına sigorta ettirebileceği gibi, aynı yasanın 1270. maddesi uyarınca bir başkasının da rehin konusu malı rehin alan hesabına ve onun lehine sigorta ettirmesi mümkündür. Böyle bir durumda sigortalı konumunda olan rehin hakkı sahibi olduğundan sigorta şirketinden tazminat talep etmek hakkının da öncelikle ona ait olması gerekir ve sigorta ettiren ancak sigortalı malın dain ve mürtehini olan ve lehine sigorta edilenin açık muvafakatini almak ve o surette sigortadan, şayet kendi menfaati de zedelendiği takdirde, tazminat istemek hakkına sahip olur.
Somut olayda, yargılama aşamasında sigortalı araç üzerinde rehin hakkı sahibi olan banka 13.7.2010 tarihli yazısı ile tazminatın bankaya ödenmesi halinde muvafakat edecekleri belirtilmiş, mahkemece bu yazıya göre banka şubesinin muvafakatı bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, davacı tarafından temyiz dilekçesi ile dosyaya sunulan rehin hakkı sahibi banka şubesinin 15.10.2010 tarihli yazısı ile araç üzerindeki rehnin kaldırılması için ilgili trafik şube müdürlüğüne yazı yazıldığı anlaşılmıştır.Her ne kadar temyiz aşamasında yeni delil ibrazı mümkün değilse de, bankanın rehin hakkının kaldırılmış olması aktif husumete yönelik bulunmasına göre yargılamanın her aşamasında husumetin re’sen gözetileceği dikkate alınarak, mahkemece rehin hakkı olan banka şubesinden rehnin devam edip etmediği, dava açılmasına ve tazminatın davacıya ödenmesine muvafakatinin olup olmadığı araştırılarak, bankanın rehin hakkının kaldırıldığı veya muvafakati sağlandığı takdirde yargılamaya devam edilerek davanın sonuçlandırılması gerektiğinden hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 24.5.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.