Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2010/12850 E. 2011/5180 K. 24.05.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/12850
KARAR NO : 2011/5180
KARAR TARİHİ : 24.05.2011

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı 3.kişi vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı 3.kişi vekili, Adana 11.İcra Müdürlüğünün 2009/6515 sayılı takip dosyasından davacıya ait taşınmazında bulunan ve ücret karşılığı borçluya ektirdiği soğanların haczedildiğini belirterek, İİK”nun 96 ve devamı maddelerine dayalı olarak istihkak davasının kabulü ile anılan haczin kaldırılmasını istemiştir.
Davalı alacaklı vekili, haciz sırasında mahsulün borçluya ait olduğunun belirtildiğini ve haksız açılan davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Davalı borçlu, taşınmaz ve soğanların davacıya ait olduğunu,tohum ve gübreyi davacının aldığını kendisine ait traktör ve adamları ile ücret karşılığında ekime yardımcı olduğunu, alacaklıya borçlu olduğunu ve borcuna karşılık çalıştığını belirtmiştir.
Mahkemece, hacizli soğanların borçlu ile davacının birlikte elde bulundurduklarının kabulü gerektiği, mülkiyet karinesinin aksinin ispatlanmadığı ve tanık beyanları ile mahsulün borçluya ait olduğu sabit olduğundan bahisle davanın reddine ve alacaklı lehine tazminata karar verilmiş; hüküm, davacı 3.kişi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava 3.kişinin İİK”nun 96 ve devamı maddelerine dayalı olarak açtığı istihkak davasına ilişkindir.
1. Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde, dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davacı 3.kişi vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2. İİK.’nun 97/3. maddesine göre “Takibin talikine karar verilirse, haksız çıktığı takdirde alacaklının muhtemel zararına (İİK.Md.97/13) karşı davacıdan 36. maddede gösterilen teminat alınır.” hükmü öngörülmüştür. Anılan madde gereğince mahkemece teminat alınarak takibin ertelenmesi kararı verilmişse, haczedilen mal veya hakka ilişkin takip işlemleri ertelenmiş sayılır. Ancak takip işlemlerinin ertelenmiş sayılması için, İİK.’nun 97/3. maddesi uyarınca alacaklının muhtemel zararı karşılığı 36. maddede gösterilen teminatın alınması zorunludur. İcra Mahkemesince takibin ertelenmesine karar vermiş olmasına karşın 3.kişiden teminat alınmasını kararlaştırmamış veya karar altına almış olsa bile bu teminat 3.kişi tarafından yatırılmamışsa, İcra Müdürlüğü takibe devam eder. Çünkü böyle bir durumda istihkak davası yüzünden alacağın tahsilinin geciktiğinden söz edilemez.
Somut olayda, mahkemece teminat alınmadan takibin ertelenmesine karar verilmiş olduğundan davacının %40 tazminatla sorumlu tutulmasına ilişkin İİK.’nun 97/13. maddesi koşulları alacaklı yararına oluşmamıştır. Bu nedenle davacının tazminatla sorumlu tutulması doğru değildir.
3.Kabule göre de, HUMK.nun 389. maddesi uyarınca, hükmün taraflara yükletilen ödevlerin ve bahsedilen hakların hiçbir kuşku ve tereddütü gerektirmeyecek şekilde çok açık ve icra (infaz) edilebilir nitelikte olması gerekirken matrah belirtilmeden açık olmayan ve infazda duraksama uyandıracak şekilde karar verilmesi de hatalıdır.
Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden HUMK 438/7. maddesi gereğince hükmün düzeltilerek onanması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenle davacı 3.kişi vekilinin yerinde görülmeyin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2.nolu bette açıklanan nedenlerle hüküm fıkrasının 2.bendinde yer alan tazminatla ilgili
ibarenin tümünün çıkartılmasına hükmün düzeltilmiş bu şekli ile ONANMASINA ve aşağıda dökümü yazılı 1,25 TL kalan onama harcının temyiz eden davacı 3.kişiden alınmasına 24.5.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.