YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/9573
KARAR NO : 2010/1803
KARAR TARİHİ : 02.03.2010
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda verilen hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davalı … vekilince istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen 2.3.2001 Salı günü davacı … ve davalılar … ve … tarafından gelen olmadı. Davalı … vekili Avukat … geldi. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan davalı … dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalılardan …’ın müvekkiline olan borcu nedeniyle hakkında yaptıkları icra takibi sırasında borcuna yetecek haczi kabil malının bulunmadığını ancak alacaklılardan mal kaçırmak amacıyla kendisine ait taşınmazı yeğeni olan davalı …’a sattığını öne sürerek yapılan tasarrufun iptalini talep etmiş, yargılama sırasında taşınmazın en son kayıt maliki olan …’u davaya dahil etmiştir.
Davalılar Nazmi ve … davanın reddini istemişler, dahili davalı … cevap vermemiştir.
Mahkemece davalıların iyi niyetli olmaması nedeniyle davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalılardan … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, İİK.nun 277 ve devamı maddelerine dayalı tasarrufun iptali istemine ilişkindir. Aynı yasanın 282. maddesi uyarınca iptal davalarının borçlu ve borçlu ile hukuki muamelede bulunan veya borçlu tarafından kendilerine ödeme yapılan kimseler ile bunların mirasçıları aleyhine açılması gerekir. Bunlardan başka kötü niyet sahibi üçüncü şahıslar aleyhine de iptal davası açılabilir.Somut olayda borçlu olduğu bildirilen Nazmi’nin kendisine ait taşınmazı davalı …’a satmış olduğu onun tarafından 08.11.2007 tari-
hinde …’a, Serap tarafından da 10.06.2008 tarihinde …’a satıldığı ve Kerem davaya dahil edildiği halde, taşınmazı satın aldığı … davaya dahil edilmemiştir. Verilen hükmün sonuçları itibariyle Serap’ı etkileyeceği düşünülmelidir. Bu durumda dava dilekçesinin …’a tebliğ edilerek taraf teşkili sağlandıktan sonra davanın esasına girilip hüküm kurulması gerekirken bu yönler gözardı edilerek taraf teşkil edilmeden davanın kabulüne karar verilmiş olması doğru değildir.
SONUÇ : Davalı … vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerindedir. Kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerden ötürü BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına ve 625.00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak duruşmada vekille temsil olunan davalı …’a verilmesine 2.3.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.