Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2009/9420 E. 2010/1816 K. 09.03.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/9420
KARAR NO : 2010/1816
KARAR TARİHİ : 09.03.2010

MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ

Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca duruşmalı olarak incelenmesi istenilmekle; duruşma için belli edilen 07.04.2009 gün ve saatte temyiz eden … vs. Vekili Avukat Hikmet … geldi, karşı taraftan gelen olmadı. Sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmanın bittiği bildirildi. Süresi içinde inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 413, 414, 415 ve 416 parsel sayılı taşınmazlar Asliye Hukuk Mahkemesinde dava konusu olduklarından söz edilerek yüzölçümü ve malik haneleri açık bırakılmak suretiyle tespit edilmiştir. Davacı … Efendi mirasçıları terekesi mümessili tarafından davalılar aleyhine Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan tapu iptal ve elatmanın önlenmesi davası davaya konu olan parseller hakkında tutanak düzenlenmiş olması nedeniyle Kadastro Mahkemesine aktarılmıştır. Davacı … …, çekişmeli taşınmazların yüzölçümlerinin eşit olması gerekirken kendisine ait parselin yüzölçümünün eksik tespit edildiği iddiası ile kadastro mahkemesinde dava açmıştır. Mahkemece çekişmeli parsel tutanakları ile dava dosyaları birleştirilerek yapılan yargılama sonunda çekişmeli 413 parsel sayılı taşınmazın … …, 414 parsel sayılı taşınmazın … …, 415 parsel sayılı taşınmazın … … ve 416 parsel sayılı taşınmazın … adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı … ve arkadaşları vekili Av. … tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı … ve arkadaşları vekilinin sair temyiz itirazları yerinde değildir. Ancak 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 1. maddesinde belirlendiği üzere kadastronun amacı, taşınmazların tespit günündeki geometrik ve hukuki durumunu belirlemek suretiyle Türk Medeni Kanunu’nun hedeflediği tapu sicilini oluşturmak olduğuna göre Kadastro Hakimi, anılan amaca uygun, doğru, güvenilir ve infaz sırasında tereddüte yol açmayacak şekilde taşınmazın geometrik ve hukuki durumunu belirlemek zorundadır. Somut olayda, çekişmeli taşınmazlar kadastro sırasında Asliye Hukuk Mahkemesinde dava konusu olduklarından söz edilerek yüzölçümü ve malik haneleri açık bırakılmak suretiyle tespit edilmiştir. Hal böyle olunca, mahkemece çekişmeli taşınmazların kimler adına tescil edileceğine karar vermek yanında geometrik durumlarının ve yüzölçümlerinin de belirlenmesi gerekirken bu konuda bir karar verilmemiş bulunması isabetsiz olup, davacı … ve arkadaşları vekilinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, Yargıtay duruşması için belirlenen 625.00 YTL. vekalet ücretinin aleyhine temyiz olunan taraftan alınarak kendisini duruşmada vekille temsil ettiren temyiz eden davacılara verilmesine, 09.03.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.