YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/10702
KARAR NO : 2011/5226
KARAR TARİHİ : 24.05.2011
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı … Ltd.Şti vekili ve davalı … vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalıların işleteni, sürücüsü ve ihtiyari Mali Sorumluluk Sigortacısı olduğu aracın müvekkili şirkete kasko sigortalı araca çarptığını, 23.000 TL. araç bedelinin sigortalıya ödendiğini, 6.600 TL. sovtaj bedeli ve ZMSS tarafından ödenen 4.000 TL. nın mahsubu ile kalan 12.400 TL. tazminatın ödeme tarihinden işleyecek avans faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı … Ltd. Şti vekili, aracın uzun süreli kiraya verildiğini işleten olmadıklarını, kusur oranı ve tazminat miktarını kabul etmediklerini, davanın reddini savunmuştur.
Davalı … vekili kusur oranının kabul etmediklerini, davacıya sigortalı aracın otobanda sol şerit üzerinde durması nedeniyle müvekkilinin çarpmak zorunda kaldığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre; davanın kısmen kabulü ile; 7.480 TL. tazminatın sigorta şirketinden dava tarihinden diğer davalılardan ödeme tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiş hüküm davalı … Ltd. Şti vekili ve davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere göre, davalı … Ltd. şti vekili ve davalı …‘in aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava TTK.1301. maddesinden kaynaklanan rücuen tazminat istemine ilişkindir.
Davacı davalı … idaresinde bulunan aracın sigortalı araca arkadan çarptığını belirtmiş davalı … ise davacıya ait aracın otobanda sol şeritte park etmiş olduğunu belirtmiştir. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda davalı sürücüye arkadan çarpma nedeniyle %70 oranında kusur verilmiş mahkemece rapora göre davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Urla Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2006/363 E. 2008/114 K. Sayılı dosyasında … hakkında tedbirsizlik ve dikkatsizlik sonucu yaralamaya neden olma nedeniyle ceza davası açıldığı, yapılan yargılama sonunda davacı şirkete sigortalı araç sürücüsünün otoyolda önce meydana gelen kazaya yardımcı olmak için sol şeritte durması nedeniyle … idaresindeki aracın arkadan çarptığı, …’un kusurunun bulunmadığı belirtilerek beraatine karar verilmiş, hüküm Yargıtay denetiminden geçerek kesinleşmiştir.
Ceza Mahkemesi kararlarının Hukuk Mahkemesine etkisi Borçlar Kanununun 53. maddesinde düzenlenmiş olup, Hukuk Hâkimi Ceza Mahkemesinin kesinleşmiş kararları karşısında esas bakımından ilke olarak bağımsız kılınmıştır. Borçlar Kanununun 53. maddesinde, “Hakim, kusur olup olmadığına, yahut haksız fiilin faili temyiz kudretini haiz bulunup bulunmadığına karar vermek için Ceza Hukukunun sorumluluğa ilişkin hükümleri ile bağlı olmadığı gibi, Ceza Mahkemesinde verilen beraat kararı ile de mukayyet değildir. Bundan başka Ceza Mahkemesinin kararı, kusurun takdiri ve zararın miktarının tayini hususunda dahi Hukuk Hâkimini takyit etmez.” hükmü öngörülmüştür. Bu açık hüküm karşısında, Ceza Mahkemesince verilen beraat kararı, kusur ve derecesi, zarar tutarı, temyiz gücü ve yükletilme yeterliği, illiyet gibi esasların Hukuk Hâkimini bağlamayacağı konusunda duraksama bulunmamaktadır. Ceza Mahkemesinde bir maddi olayın varlığı ya da yokluğu konusundaki kesinleşmiş kabule rağmen, aynı konunun Hukuk Mahkemesinde yeniden tartışılması olanaklı değildir (Y.H.G.K. 11.10.1989 gün ve E.1989/11-373, K.472 sayılı ilamı). Bunun nedeni, ceza yargılamasındaki ispat
araçları bakımından Ceza Hâkiminin Hukuk Hâkiminden çok daha elverişli konumda bulunmasıdır. O halde bir Ceza Mahkemesinin uyuşmazlık konusu olayın tespitine; diğer bir söyleyişle maddi olgulara ilişkin kesinleşmiş saptamasının, aynı konudaki Hukuk Mahkemesinde de delil oluşturacağı açıktır. (Hukuk Genel Kurulu – 2008/4-564 E, 2008/536 K)
Açıklanan nedenlerle mahkemece ceza mahkemesi dosyası getirilerek, ifadeler, savunmalar, çarpma noktası ve tüm deliller değerlendirilerek tarafların kusur oranlarının belirlenmesi için konusunda uzman İTÜ veya Karayolları Fen Heyetinden seçilecek bilirkişi heyetinden ayrıntılı, gerekçeli ve denetime açık rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ; Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı … Ltd. Şti vekili ve … vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalıların temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı … Ltd. Şti. ve …’e geri verilmesine 24.5.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.