YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/6108
KARAR NO : 2011/4639
KARAR TARİHİ : 05.07.2011
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı Hazine tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Mahkemece bozma kararına uyulmuştur. Kural olarak bozma kararına uyulmakla orada belirtilen biçimde işlem yapılması yolunda lehine bozma yapılan taraf yararına kazanılmış hak aynı doğrultuda işlem yapılması yolunda yerel mahkeme için zorunluluk doğar. Öte yandan bozma dışında kalan yönler ise kesinleşir. Mahkemece bozma kararına uyulduğu halde gerekleri tam olarak yerine getirilmemiştir.
O halde hükmüne uyulan bozma kararı çerçevesinde araştırma, soruşturma ve uygulama yapılmalı, bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna uygun bir karar verilmelidir. Davalıların dayandığı 20.04.1971 tarih, 89 sayılı tapu kaydı; Hazine’nin de taraf olduğu tescil ilamı ile oluşmuş, haritası olan ve haritanın kenar uzunlukları bulunan şekildedir. Davalıların tutunduğu, tescil ilamı ile oluşan tapu kaydı haritasının kapsamının uzman bilirkişinin rapor ve krokisinde (A) harfi ile gösterdiği bölümünü kapsadığı, mahkemece yapılan keşif, uygulama ve toplanıp değerlendirilen delillerle belirlenmiştir. Hal böyle olunca dava konusu 107 ada 14 ve 15 parsel sayılı taşınmazların tamamı ile 16 parsel sayılı taşınmazın 5436.53 m2 yüzölçümündeki bölümünün uzman bilirkişi tarafından düzenlenen 09.04.2010 tarihli rapor ekinde sunulan 15.12.2006 tarihli rapor krokisinde (A) harfi ile gösterilen toplam 8820 m2 yüzölçümündeki bölümünün davalılara verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığından davacı Hazine’nin bu bölüme ilişkin temyiz itirazları yerinde değildir.
Ne var ki; kayıt ve belgeler lehe olduğu kadar aleyhe de delil teşkil eder. Davalı tarafın tutunduğu tapu kaydı 20.04.1971 yılında tescil ilamı ile oluşmuş, taşınmazın güneyi Ağbuzut Yolu olarak gösterilmiş, davalıların bu bölüme zilyet oldukları tescil hükmünde belirtilmemiştir. Bu olgu gözetildiğinde dava konusu 107 ada 16 parsel sayılı taşınmazın uzman bilirkişinin rapor ve krokisinde (B) harfi ile gösterilen 7543.37 m2 yüzölçümündeki kalan bölümü üzerinde davalıların zilyetliklerinin bulunmadığının kabulü gerekir. Bu bölüm Hazine’nin tutunduğu 23.11.1961 tarih, 206 sayılı tapu kaydı kapsamı içerisinde kaldığına göre, bu bölümün davacı Hazine adına tesciline karar verilmesi gerekirken delillerin takdirinde yanılgıya düşülerek davalılar adına tapuya tesciline karar verilmesi isabetsiz, davacı Hazine’nin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün 107 ada 16 parsel sayılı taşınmazın uzman bilirkişinin (B) harfiyle gösterdiği 7543,37 m2 yüzölçümündeki bölümüne yönelik olarak BOZULMASINA, 05.07.2011 gününde oybirliği ile karar verildi.