Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2010/12738 E. 2011/3054 K. 05.04.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/12738
KARAR NO : 2011/3054
KARAR TARİHİ : 05.04.2011

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı alacaklı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı 3.kişi temsilcisi, Şişli 2.İcra Müdürlüğünün 2008/20310 Esas, Sarıyer İcra Müdürlüğü’nün 2008/3794 Talimat sayılı dosyasından, 18.8.2008 tarihinde haczedilen menkullerin müvekkili şirkete ait olduğunu belirterek istihkak iddiasının kabulünü dava ve talep etmiştir.
Davalı alacaklı vekili, haczin tebligat adresinde ve borçlunun huzurunda yapıldığını, borçlu tarafından açılan menfi tespit davasında işyerinin borçluya ait olduğunun belirlendiğini takip konusu alacağın haciz yapılan işyerinin müvekkili tarafından yapılmasından doğduğunu davacı şirketin %99 ortağının borçlu olup borçtan sonra kurulduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalı borçlu, haczedilen malların davacı şirkete ait olduğunu beyan etmiştir.
Mahkemece iddia, savunma, toplanan delillere göre; mahcuzların davacı şirketin işyerinde haczedildiği, sunulan belge ve faturalar dinlenen tanık beyanları mahkemenin 321 Esas Sayılı dava dosyasında yapılan keşiften dava konusu mahcuzların borçluya ait olmayıp davacı şirkete ait olduğu, borçlunun davacı şirketin ortağı olmasının dava konusu malların kişisel olarak borçluya ait olduğu anlamına gelmeyeceği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava İİK 96 ve devamı maddeleri gereğince açılmış 3.kişinin istihkak davasına ilişkindir.
Somut olayda Sarıyer 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2008/262 E – 2009/338 K sayılı ilamından anlaşıldığı üzere haciz adresi davalı borçlu tarafından davalı alacaklıya yaptırılmış olup takip konusu alacakta bu eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Haciz adresi borçlunun tebligat adresi olup haciz borçlunun huzurunda yapılmıştır. Davacı şirketin %90 ortağı borçludur. Davacı tarafından sunulan fatura borçlu tarafından düzenlenmiş olup mülkiyet iddiasının ispatı bakımından yeterli ve inandırıcı olarak kabulü mümkün değildir. Yine Sarıyer İcra Hukuk mahkemesinin tarafları ve konusu aynı olan 2008/216 E sayılı dosyada bu dosya bakımından güçlü delil niteliğindedir. Dosya kapsamından İİK 97/a maddesindeki mülkiyet karinesinin borçlu dolayısıyla alacaklı lehine olup aksinin davacı tarafından güçlü ve inandırıcı delillerle ispatlanamadığı davacı ile borçlu arasındaki organik bağ ve muvazaalı işlemler nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken dosya kapsamına uygun düşmeyen gerekçeyle kabulü isabetli görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı alacaklıya geri verilmesine 5.4.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.