Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2010/12234 E. 2011/5008 K. 18.05.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/12234
KARAR NO : 2011/5008
KARAR TARİHİ : 18.05.2011

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı 3.kişi vekili, Bakırköy 8. İcra Müdürlüğünün 2009/27325 sayılı takip Adana 8.İcra Müdürlüğünün 2009/337 Talimat sayılı dosyasından 29.12.2009 ve 30.12.2009 tarihlerinde haczedilen mahcuzların müvekkiline ait olduğunu belirterek istihkak iddiasının kabulü ile haczin kaldırılmasını, %15 tazminatın davalıdan tahsilini dava ve talep etmiştir.
Davalı alacaklı vekili, davacı 3.kişinin borçlu …’in kardeşi, diğer borçlu …’ın yeğeni olup birlikte çalıştıklarını, haczin borçlu …’ın huzurunda yapıldığını, işyerinin mal kaçırma amacıyla davacı adına açıldığını belirterek davanın reddi ile %40 tazminatın davacıdan tahsilini savunmuştur.
Mahkemece iddia, savunma,toplanan delillere göre; davacı 3.kişinin haciz adresinde borçtan önce ticari faaliyete başladığı, haciz adresinin borçlularla bir ilgisinin olduğunun belirlenemediği, tanık beyanlarının davacı lehine olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava İİK.nun 96. ve devamı maddeleri gereğince açılmış 3.kişinin istihkak davasına ilişkindir.
İİK 97/a maddesi gereğince bir taşınır malı elinde bulunduran kimse onun maliki sayılır.Bu karinenin aksini ispat külfeti iddia eden kişiye düşer. Davalı alacaklı, 3 kişinin açtığı istihkak davasında, davacının hacizli mal üzerinde bulunduğunu ileri sürdüğü hakkın danışığa dayalı olduğunu savunma yoluyla ileri sürebilir ve bu savunmasını tanık dahil yazılı her türlü kanıtla ispatlayabilir.
Somut olayda, dava konusu menkuller davacı 3.kişinin adresinde ve huzurunda haczedildiğinden mülkiyet karinesi davacı 3.kişi yararınadır. Bu karinenin aksinin ispatı bakımından davalı alacaklı vekili, davacı ile dava dışı borçluların akraba olduğunu ve birlikte aynı işi yaptığını, borçluların davacı adına açtıkları işyerinde birlikte çalıştıklarını ileri sürmüştür. O halde mahkemece dava dışı borçluların vergi dairesi ve ticaret sicil memurluğunda kayıtları bulunup bulunmadığı, zabıta aracılığıyla davacı ile borçluların birlikte çalışıp çalışmadığı tesbit edilmeli, bu konuda davacı ve borçlulara ait vergi dairesince düzenlenmiş yoklama fişi ilgili yerden davacının delil olarak sunduğu faturaların dip koçanlarının faturayı düzenleyen şirketlerden getirtilmeli, faturayı düzenleyen şirket yetkilileri tanık olarak dinlenmeli, davacı ile borçlu …’in Leke Jeans bayisi olduğu belirtildiğinden ilgili şirketten davacı ve borçlu …’e ait bayilik sözleşmeleri istenerek davacının ticari defterleri ile faturayı düzenleyen şirketlerin ticari defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılması ve tüm delillerin birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik incelemeye dayalı hüküm tesisi isabetli görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı alacaklıya geri verilmesine 18.5.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.