YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/3276
KARAR NO : 2011/5161
KARAR TARİHİ : 24.05.2011
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki istihkak-tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı istihkak davasının kabulüne, tasarrufun iptali davasının ise açılmamış sayılmasına dair verilen hükmün süresi içinde davalı-k.davacı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı 3.kişi vekili, İstanbul 3.İcra Müdürlüğünün 2006/14912 Esas sayılı dosyasından, davacıya ait işyerindeki malların 16.01.2007 ve 05.02.2007 tarihlerinde haczedildiğini belirterek, İİK”nun 96 ve devamı maddelerine dayalı olarak istihkak davasının kabulü ile anılan haczin kaldırılmasını istemiştir.
Davalı alacaklı vekili, haciz adresinin borçluya ait olduğunu mal kaçırma amacı ile dava konusu malların davacıya satıldığını belirterek, istihkak davasının reddini ve davacı ve borçlu arasındaki tasarrufun iptali istemi ile İİK’nun 97/17, 277-280 maddeleri gereğince açtığı karşı davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı borçlu duruşmalara katılmamış ve cevap dilekçesi sunmamıştır.
Mahkemece, yapılan inceleme ve alınan bilirkişi raporu ile 16.01.2007 tarihli haciz tutanağındaki malların 3213 sayılı Maden Kanunun 40.maddesi geriğince haczedilemeyeceği gibi bu malların borçlu tarafından davacıya satıldığının sabit olduğundan bahisle istihkak davasının kabulüne karşılık olarak açılan tasarrufun iptali davasının ise açılmamış sayılmasına karar verilmiş; hüküm davalı-karşılık davacı alacaklı vekili tarafından istihkak davası yönünden temyiz edilmiştir.
Dava, 3.kişinin İİK’nun 96 ve devamı maddelerine dayalı olarak açtığı istihkak davası ile alacaklının karşılık olarak İİK’nun97/17 ve 277-280 maddeleri gereğince açtığı tasarrufun iptaline ilişkindir.
1.Dosya içerisindeki bilgi ve belgelerden, Gebze 3.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2007/33 Esas ve 2007/237 Karar sayılı ilamı ile 02.05.2007 tarihinde borçlu şirketin iflasına karar verildiği ve bu karar kesinleştiğinden İİK’nun 193/2 maddesi uyarınca takip düşmüş ve hacizler kalkmıştır.
Bu durumda dava konusu kalmadığından “istihkak davası hakkında karar verilmesine yer olmadığına” karar verilmesi ve dava açılmasına neden olan tarafın yargılama giderleriyle sorumlu tutulması ve harcın maktu olarak hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
2.Kabule göre ise,dava konusu hacizler borçlu şirketin ticaret sicil adresinde belirtilen ve ödeme emrinin tebliğ edildiği adreste yapılmıştır. İİK’nun 97/a maddesinde öngörülen mülkiyet karinesi borçlu dolayısı ile davalı alacaklı yararınadır. Davacı 3.kişinin bu karine aksine kesin ve güçlü delillerle ispatlaması gerekmektedir.
Haciz adresindeki ekipman ve taşınır malları borçlu şirket tarafından borcun doğumundan sonra 31.12.2006 ve 03.07.2006 tarihli faturalarla davacı şirkete devredilmiştir. Ayrıca 23.05.2006 tarihinde Madencilikle ilgili ekipmanların tümünün davacıya satıldığına ilişkin olarak protokol düzenlenmiştir.Davacı ve borçlu arasında yapılan satış işlemi işyeri devri niteliğinde olup devrin İİK’nun 44.madde koşullarına uygun yapıldığı iddia ve ispat edilmediği gibi BK’nun 179.maddesi gereğince de davacı 3.kişi devir aldığı işletmenin borçlarından sorumlu olacağından, işyeri devri alacaklı yönünden bir hüküm ifade etmez.
Öte yandan 3213 sayılı Maden Kanunu 40.maddesi gereğince hacizli malların bir kısmının haczinin mümkün olmadığına ilişkin iddiaya yönelik olarak açılmış ayrı bir dava bulunmakta olup bu davanın konusunu oluşturmamaktadır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı–karşılık davacı alacaklı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı-karşılı davacı alacaklıya geri verilmesine 24.5.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.