YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/5627
KARAR NO : 2010/1768
KARAR TARİHİ : 02.03.2010
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, müvekkiline ait aracın karıştığı kazada zarar gören üçüncü şahıs tarafından açılan dava sonunda 1.00 TL manevi, 8.142,00 TL maddi tazminata hükmedildiğini, davalı …nin davacının İMSS poliçesini düzenlediğini, ZMSS poliçesini düzenleyen Akdeniz Sigorta …nin iflas etmiş olması nedeniyle davalı Karayolları Garanti Sigortası Hesabının sorumlu olduğunu belirterek fazlaya ilişkişn hakları saklı kalmak üzere 10.000,00 TL.nin davalıardan tahsilini talep etmiştir.
Davacı … tarafından davalılar aleyhine açılan tazminat davasının birleştirilmesine karar verilmiştir
Davalılar vekilleri ayrı ayrı zamanaşımı itirazında bulunmuşlardır.
Mahkemece davacı … tarafından davalılar aleyhine açılan davanın haksız fiilden kaynaklandığı gerekçesi ile işbölümü itirazının kabulü ile talep halinde dosyanın Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, davacı … tarafından açılan davanın zamanaşımı
nedeniyle reddine karar verilmiş, hüküm davacı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı aracının neden olduğu kazada zarar gören üçüncü şahıs tarafından açılan dava sonunda hükmedilen tazminatın aracın Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasını düzenleyen şirketin iflas etmesi nedeniyle … ve İhtiyari Mali Sorumluluk Sigortacısından tahsili talebine ilişkindir.
2918 sayılı Karayolları Trafik Yasası’nın 88.maddesi gereğince bir motorlu aracın katıldığı bir kazada, bir üçüncü kişinin uğradığı zarardan dolayı, birden fazla kişi tazminatla yükümlü bulunuyorsa, bunlar müteselsil olarak sorumlu tutulur. Aynı yasanın 109/4. maddesine göre ise, motorlu araç kazalarında tazminat yükümlülerinin birbirlerine karşı rücu hakları, kendi yükümlülüklerini tam olarak yerine getirdikleri ve rücu edilecek kimseyi öğrendikleri günden başlayarak iki yılda zamanaşımına uğrayacağı düzenlenmiştir.
Bu durumda, davacı ve davalılar üçüncü kişiye karşı müteselsilen sorumlu olup zamanaşımı davacının üçüncü kişinin zararını tam olarak ödediği tarihten itibaren başlayacağından mahkemece, davacı tarafından üçüncü kişiye yapılan ödemenin tarihi belirlenerek rücu koşullarının oluşup oluşmadığı değerlendirilip sonunca göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ; Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 2.3.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.