Yargıtay Kararı 1. Hukuk Dairesi 2022/3043 E. 2022/3392 K. 21.04.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/3043
KARAR NO : 2022/3392
KARAR TARİHİ : 21.04.2022

MAHKEMESİ : GAZİANTEP BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ
DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL

Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil davası sonunda Kahta 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 28.03.2018 tarihli ve 2016/508 Esas 2018/251 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne dair verilen kararın davalı … vekili tarafından istinafı üzerine Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesinin 26/11/2021 tarihli ve 2019/1556 Esas 2021/1700 Karar sayılı kararı ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın hak düşürücü süre nedeniyle usulden reddine ilişkin olarak verilen karar, yasal süre içerisinde davacı vekili tarafından temyiz edilmiş olmakla; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın 35-40 yıl kadar önce satın alındığını, o tarihten beri de davacının zilyetliğinde bulunduğunu belirterek, dava konusu taşınmazın tapu kaydının kısmen iptali ile davacı adına tescilli bulunan 118 parsel ile tevhid edilmek suretiyle davacı adına tesciline karar verilmesini istemişlerdir.
II. CEVAP
Davalılar İsmet ve …, dava konusu taşınmazın kendi zilyetliklerinde bulunduğunu belirterek, davanın reddini savunmuşlardır.
Davalı …; keşifteki beyanında dava konusu taşınmazın davacının zilyetliğinde bulunduğunu belirtmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince, davacı lehine zilyetlikle edinim koşullarının oluştuğu gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
1. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı … vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
2.İstinaf Nedenleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın tespitinin 1980 yılında yapıldığını, Kadastro Kanunu’nda yer alan 10 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiğini, taşınmazın davalıların zilyetliğinde bulunduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
3. Gerekçe ve Sonuç
Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesinin 26/11/2021 tarihli ve 2019/1556 Esas 2021/1700 Karar sayılı kararıyla; davanın kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkin olup, dava konusu taşınmazın kadastro tespitinin 29.09.1980 tarihinde kesinleştiği, 13.04.2016 tarihinde açılan davanın 3402 Sayılı Kadastro Kanunu’nun 12/3. maddesinde belirtilen 10 yıllık hak düşürücü süre dolduktan sonra açıldığı gerekçeleri ile davalının istinaf başvurusu kabul edilerek 6100 Sayılı HMK’nın 353/1-b.2. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın hak düşürücü süre nedeniyle usulden reddine dair yeniden hüküm kurulmasına karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
1.Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Temyiz Nedenleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davalılardan bazılarının davayı kabul ettiğine ilişkin beyanların mahkemece değerlendirilmediğini, mevcut hatanın kadastro çalışmalarından mı yoksa yörede davadan hemen önce yapılan toplulaştırma çalışmalarından mı kaynaklandığının araştırılmadığını, dava konusu taşınmazın sınırlarının belli olduğunu ,davacının taşınmazı bu sınırlar dahilinde kullandığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
3. Gerekçe
3.1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, dava dilekçesindeki açıklamalar ve iddianın ileri sürülüş biçimine göre, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptal-tescil isteğine ilişkindir.
3.2. İlgili Hukuk
3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 12/3. maddesi
3.3. Değerlendirme
3.3.1. 3402 sayılı Yasa’nın 12/3. maddesinde, kadastro tutanaklarında belirtilen haklara, sınırlandırma ve tespitlere ait tutanakların kesinleştiği tarihten itibaren on yıl geçtikten sonra, kadastrodan önceki hukuki sebeplere dayanılarak itiraz olunamayacağı ve dava açılamayacağı belirtilerek, mülkiyete ilişkin talepler yönünden hak düşürücü süre öngörülmüş olup, söz konusu Yasa maddesindeki hak düşürücü süre, dava şartı olup, yargılamanın her aşamasında re’sen gözetilecektir.
3.3.2. Somut olayda çekişmeli taşınmazların kadastro tutanaklarının kesinleştiği 29.09.1980 tarihi ile davanın açıldığı 13.04.2016 tarihi arasında 3402 sayılı Yasa’nın 12/3. maddesinde belirlenen 10 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiği kuşkusuzdur.
3.3.3. Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere göre Bölge Adliye Mahkemesince kararın (IV./3.) no.lu paragrafında yer verilen gerekçeyle yazılı şekilde karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır.
VI. SONUÇ:
Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK’nın 370. maddesi uyarınca ONANMASINA, davacıdan harç peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 21.04.2022 tarihinde kesin olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.