Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2011/2340 E. 2011/3177 K. 07.04.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/2340
KARAR NO : 2011/3177
KARAR TARİHİ : 07.04.2011

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı vekili, müvekkili şirkete kasko sigortalı araçta meydana gelen 2.208,23 TL hasar bedelinin sigortalıya ödendiğini, davalı aracının sürücüsünün %100 kusurlu olduğunu eldeki davadan önce davalı aracının sürücüsü aleyhine Beyoğlu 3. İcra Müdürlüğünün 2008/1931 sayılı dosyasında icra takibi yapıldığını itiraz üzerinde mahkemenin 2009/690 Esas sayılı dosyasında dava açıldığını, kaza tutanağında araç işleteni olarak gösterilen …’ın icra dosyasındaki beyanı ve dosyaya sunduğu noter satış sözleşmesine istinaden işletenin olay tarihinden davalı … olduğunun 15.12.2009 tarihinde öğrenildiğini belirterek davaların birleştirilmesini ve 2.208,23 TL tazminatın ödeme tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili davanın zamanaşımına uğradığını, 2 yıllık sürenin olay tarihinden dava tarihine kadar geçtiğini hasar miktarının fahiş olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, TTK.nun 1301. maddesine dayalı rücuen tazminat istemine ilişkindir.
Davacı davasını TTK.nun 1301.maddesinde düzenlenen halefiyet hakkına dayandırmıştır. Sigortacının halefiyete dayalı açacağı davalarda zamanaşımı 17.01.1972 tarih ve 1972/2 E., 1972/1 K. Sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında
Ayrıntılı olarak açıklandığı üzere, zarara sebebiyet veren aleyhine sigorta ettirenin açabileceği davanın zamanaşımı süresine tabi olacaktır.
Öte yandan, 2918 sayılı KTK.nun 109/1 maddesinde, “Motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak 2 yıl ve herhalde kaza gününden başlayarak 10 yıl içinde zamanaşımına uğrar”, aynı aynı yasanın 20/d maddesinde “tescil edilmiş araçların her çeşit satış ve devirleri noterlerce yapılır. Noterce yapılmayan her çeşit satış ve devirler geçersizdir”, 20/e maddesinde ise “tescilli araçları satın veya devir alanlar gerekli bilgi ve belgeleri sağlayarak ilgili tescil kuruluşundan bir ay içinde adlarına tescil belgesi almak zorundadırlar.” hükümlerine yer verilmiştir.
Somut olayda, 22.12.2006 tarihinde meydana gelen trafik kazasında davalı aracının sürücüsü … idaresindeki aracı ile seyrederken park halinde bulunan davacıya kasko sigortalı araca çarparak hasarlanmasına sebebiyet vermiş, kaza tesbit tutanağında davalı aracının sürücüsünün %100 oranında kusurlu olduğu, aracın işleteninin … olduğu belirtilmiştir. Bunun üzerine davacı … şirketi sigortalısının aracında oluşan hasar bedelini ödedikten sonra halefiyet ilkesi gereğince 2.208,23 asıl alacağın ferileriyle birlikte zarar verenlerden tahsili için Beyoğlu 3.İcra Müdürlüğünün 2008/1931 sayılı takip dosyasında 8.2.2008 tarihli takip talebi ile aracın işleteni olarak kaza tutanağında gösterilen … ve sürücü … aleyhine icra takibine geçmiş borçlu … vekili süresinde takibe itiraz etmiş, diğer borçlu …’a ödeme emri 30.3.2009 , 103 davetiyesi 19.11.2009 tarihinde tebliğ edilmiş temyiz dilekçesi ekinde ibraz edilen İcra Müdürlüğüne hitaben yazılı 24.11.2009 tarihli itiraz dilekçesinde borçlu … kazaya karışan aracını olay tarihinden önce 7.12.2006 tarihli noterde düzenlenen araç satış sözleşmesi ile …’e sattığını, hakkındaki takibin kaldırılmasını istemiştir. Beyoğlu 37.Noterliğince tanzim edilen 7.12.2006 taih 32473 yevmiye nolu araç satış sözleşmesine göre … plakalı 1994 model Fiat Tempra hususi otomobilin … tarafından …’e satıldığı anlaşılmıştır.
Davacı vekili davalı taraf aracının işleteninin kaza tarihinde … olduğunun icra dosyasında işlem yapmak üzere dosyanın incelenmesi sonucu 15.12.2009 tarihinde
öğrenildiğini ve 16.12.2009 tarihinde … aleyhine eldeki davanın açıldığını ileri sürmüştür.
Yine mahkemenin 2009/690 Esas sayılı dava dosyasında davacı vekili 1.4.2009 tarihinde sürücü … hakkında şimdilik 2.208,23 TL hasar bedelinin tahsili istemiyle rücuan tazminat davası açmış, bu dosyada Kadıköy Emniyet Müdürlüğünün verdiği 4.6.2009 tarihli müzekkere cevabında kazaya karışan … plakalı davalı taraf aracının 7.12.2006 tarihli noter sözleşmesi ile … tarafından …’e satıldığı bildirilmiştir.
İki yıllık zamanaşımı süresi, zararın veya failinin öğrenildiği anda başlamaktadır. Trafik kazalarında, sürücünün veya işletenin kimliği kaza tesbit tutanağından öğrenilmektedir. Bazen, sürücünün kaçmış olması veya aracın noter satışı yapıldığı halde trafiğe tescil edilmemiş olması ya da aracın işleteninin sicilde malik olarak görenin kişi olmayıp kiralayan kişi olması durumlarda da fail veya tazminat yükümlüsünün sonradan öğrenilmesi mümkündür. (Somut olayda olduğu gibi) Bu tür durumlarda gerçek fail ve sorumlunun öğrenildiği tarih zamanaşımının başlangıcı olması gerekir. Buna göre, 2 yıllık zamanaşımı süresinin davacının tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten itibaren başlayacağı açıktır.
Davacı vekili aracın işleteninin … olduğunun 15.12.2009 tarihinde icra dosyasının incelenmesi sırasında öğrenildiğini ve bir gün sonra işleten hakkında eldeki davayı açtıklarını belirtmiş ise de davacı … şirketinin en erken, taraf olduğu 2009/690 Esas sayılı dosyasına ilgili emniyet müdürlüğünce gönderilen müzekkerenin (4.6.2009 tarihli) mahkemeye ulaştığı ve davacı vekilinin haberdar olduğu tarihte tazminat yükümlüsünü (işleteni) öğrendiğinin kabulü halinde dahi davanın 2 yıllık zamanaşımı süresi içinde açıldığı anlaşılmaktadır.
Bu durumda mahkemece, işin esasına girilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı biçimde davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı … vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacı … şirketine geri verilmesine 7.4.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.